-
İslam Aile Hukuku (Çifte Meşruiyet Bağlamında Güncel Bazı Fıkhi/Hukuki Problemler ve Çözüm Önerileri
Günümüzün Müslüman toplumlarında ailede karı-koca arasında yaşanan problemleri, kısmen modernitenin bireye ve aile kurumuna yüklediği modern değerler ile geleneksel (dinî/ahlakî) değerler arasındaki gerileme/çatışmaya bağlamak mümkündür. Zira günümüz Müslümanları, ne modern hayat tarzından vazgeçebiliyorlar ne de dinî kimliklerinden/değerlerinden… Bir anlamda zihinleri ikiye bölünmüş ve kendilerine çifte meşruiyete dayalı iki dünyalı bir yaşam tarzı oluşturmuşlardır. Dolayısıyla modernitenin sunduğu hayat tarzı ile dinî/ahlakî değerler arasında sıkışıp kalan günümüz Müslümanları sosyal hayatlarında çifte meşruiyete dayalı bir problem yaşamaktadır. Konuyu Türkiye özelinde düşündüğümüzde buna bir de hukuktaki çifte meşruiyete bağlı TMK ile İslâm aile hukuku arasındaki gerilimden kaynaklanan problemler eklendiğinde günümüz Türkiye’sinde İslâm aile hukuku ile ilgili birçok fıkhî/hukukî problemin ortaya çıkması kaçınılmaz olmaktadır. Çalışmamızın temel amacı, çifte meşruiyet bağlamında, ülkemizde yürürlükte olan 2001 tarihli ve 4721 sayılı TMK ile İslâm aile hukuku arasında gerilim/çatışma oluşturan güncel fıkhî/hukukî problemlere günümüzün şart ve icaplarına uygun makul/meşru çözümlerin üretilmesine katkı sağlamaktır. Bu bağlamda çalışmamızda İslâm aile hukuku ile TMK arasında gerilim/çatışma oluşturan bazı güncel problemlere yönelik çözüm önerileri üzerinde durulmuştur. Kitabın başlığından ve içeriğinden de anlaşılacağı üzere bu çalışma, İslâm aile hukuku ile ilgili tüm konuları içeren bir ders kitabı değildir. Bununla birlikte bu çalışmanın, başta ilahiyat/İslamî ilimler fakültelerinde lisans ve lisansüstü programlarda eğitim gören öğrenciler olmak üzere Diyanet İşleri Başkanlığı personeli, Diyanet-Eğitim/Akademi Merkezleri’nde eğitim gören kursiyer öğrenciler ve hukuk fakültesi öğrencileri için yardımcı kaynak vazifesi göreceği söylenebilir.
227.50 ₺ -
Hadis Ve Hayat
Yüce Rabbimiz insanı yaratırken onun mayasına inanmak ve tapınmak duygusunu koymuştur. Bu yüzden dünyanın neresinde olursa olsun, hangi zaman diliminde yaşarsa yaşasın mutlaka her insan bu inanma duygusunu yüreğinde taşır ve kendisini inanmak zorunda hisseder. Yapılan arkeolojik kazılarda ortaya mabet, mezar taşı ya da inanca dair birtakım figürler hayat ile imanın her daim yan yana olduğunu ortaya koymuştur. Yüce Rabbimiz bu durumu Kurʾân-ı Kerim’de “Ben cinleri ve insanları sadece ve sadece bana kulluk etmek üzere yarattım”0F şeklinde ifade etmiştir. İnsanoğlu, yüreğine kodlanan iman duygusunu, tarih boyunca farklı şekillerde yönlendirmiş, kimi zaman yıldız, aya, güneşe, kimi zaman da bir hayvana, ya da elleri ile yonttukları eşyaya tapmıştır. Bu yüzden Yüce Allah, istikamet üzere bir inanmayı insanlara öğretmek üzere Peygamberler ve buyruklarını içeren kitaplar göndermiştir. Hz. Muhammed (s.a.v.) bu peygamberlerin sonuncusudur. Yirmi üç senelik peygamberlik hayatı boyunca sözü ve davranışı ile insanlara Müslümanca yaşamayı örneklemiştir. Bu yüzden biz Müslümanlar, istikametimizi O’nun, bizi diri kılan, sünnetinde buluruz. Başka bir ifade ile onun sünneti hayattır. Sünneti bize ulaştıran metinler olan hadisleri çağımızın ruhuna uygun bir şekilde yeniden tasnif etmenin, hadislerden istifadeyi kolaylaştıracağı şüphesizdir. Bu sebeple bir hadis kitabını tercüme etmek yerine telif/tasnif tarzı yeni bir çalışma ortaya konması daha uygun görüldü. Bu kitap Hz. Peygamber’in sünnetinden yola çıkarak kulluk vazifesini, usulüne uygun olarak yerine getirmek arzusunda olan dostlara bir ışık tutma çabasıdır. Kitabın oluşumunda Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ndeki hadis derslerimizde ve İlim Yayma Cemiyeti Çanakkale Şubesi’nde yapılan hadis sohbetlerinde okuduğumuz Mişkâtü’l-meṣâbîḥ’in önemli katkısı vardır. Yüce Rabbimizden çalışmalarımızda istikamet, istifade ve bereket dileriz.
357.50 ₺ -
Sünnet ve Sünnetin Günümüze Taşınması
Sünnetin çağa taşınması ve günümüz problemlerine çözüm olması noktasında sünnetin ve onun yazıya geçirilmiş şekliyle hadislerin iyi anlaşılması gerekir. Geçmişte olduğu gibi günümüzde de ülkemizde ve İslâm dünyasında hadis-sünnet ekseninde tartışmalar yaşanmaktadır. Kimi çevreler sadece aklı esas alarak hadis ve sünneti ötelemeye, ikinci plana itmeye çalışırken; kimi çevreler de sahih, zayıf ve mevzu durumuna bakmaksızın tüm rivayetleri kurtarma gayreti içine girmişlerdir. Sünnetin insana, hayata ve yaşadığımız gezegene verdiği mesajı doğru anlamaya çalışmak gerekir. Bu çerçevede elinizdeki kitap, sünnete yaklaşımlar, sünnetin işlevi ve sünnetin günümüze taşınması konularında katkı sunmayı hedeflemektedir.
156.00 ₺ -
Hz Peygamberin (S.A.V.) İstişâreleri
Bir yönetim şekli olarak istişâre, insanlarla fikir alışverişinde bulunmak, yetkin kişilerin tekliflerini almak, toplumun iradesini karar süreçlerine katmak, ortak aklı ve katılımcılığı önemsemek anlamına gelmektedir. Vahye muhatap olan Hz. Peygamber (s.a.v.) Allah’ın bir emri olarak istişâre metoduna başvurmuştur. Önemine binaen ferdî, ailevî, ticarî, siyasî ve daha pek çok alanda ehil kimselerle istişâre ederek ümmetin fikrini yönetime yansıtan bir örneklik ortaya koymuştur. İçinde yaşadığı topluluğa uygulamalarıyla istişâre yöntemini öğreten Hz. Peygamber, böylece İslâm’ın her çağa hitap edeceğini ortaya koymuştur.
130.00 ₺