-
Gelenekten Modernliğe Osmanlı
“Tarih felsefesi açısından gelenek-modernlik bağlamında Osmanlı’yı daha iyi çözümleyen bir eser yazılmadı.” İbrahim Orhun Kaplan Modern dünya, yaşadığı derin krizden çıkmak için dünyanın en uzun ömürlü adalet devleti olan Osmanlı’yı anlamaya muhtaç. İslâm’da Modernleşme, 1839–1939 adlı kitabıyla İslâm modernleşmesi incelemeleri alanında çığır açan Bedri Gencer, “geleneksel Osmanlı anlaşılmadan modern Osmanlı anlaşılamaz” mantığıyla Osmanlı tecrübesini bir bütün olarak ele aldığı bu kitabında Osmanlı incelemelerine yeni bir boyut getirmektedir. Osmanlı, nasıl kuruldu, zayıfladı, direndi ve çöktü? Gelenekten Modernliğe Osmanlı, bu dört soruya cevap olarak kadim ve modern, tarihî ve kurumsal, fikrî ve sosyal boyutlarıyla bir bütün olarak Osmanlı tecrübesini anlatan, Osmanlı hakkında hem kapsamlı bir tasvir, hem derinlikli bir tahlil sunan yegâne bir eserdir. Osmanlı, herhangi bir siyasî sistemin ötesinde kadim (Doğulu-İslâmî) medeniyetin kıvamını ve zirvesini temsil eden bir imparatorluktu. Bu yüzden okur, ilk kez bu kitapta, Osmanlı’nın gelenekten modernliğe geçiş sürecinde Doğu ile Batı medeniyetlerinin tarihî karşılaşmasının derin mantığını da keşfedecektir. Gelenekten Modernliğe Osmanlı, akıcı bir Türkçeyle kadim ve modern Osmanlı hakkında kapsamlı bir tasvir ve derinlikli bir tahlil sunmanın ötesinde, nazarî ve fikrî değeriyle temayüz etmektedir. Gencer, “vusûl için usûl” kaidesince özelde modernleşme, genelde Osmanlı modernleşmesi incelemesi için esaslı bir teorik çerçeve çiziyor, dahası temel kavramların izini sürerek, ilim-amel, sebat-değişme ayırımlarına dayalı meşrûiyet mücadelesi olarak dinin tarihî tecrübesine dair eşsiz bir entelektüel anlatı sunuyor.
419.30 ₺ -
Hikmet Kavşağında-Edmund Burke ile Ahmed Cevdet
Batı'da teodise bizinin etkisiyle başlayan, modernizm denen yeni bir dünya kurma projesinin gerektirdiği doğru bilgi arayışı çok geçmeden hikmetin kaybına yol açtı. 1789 Fransız İhtilali, hikmetin kaybedildiği modern dünyanın doğuşunu simgeliyordu. Sonucu bakımından modernizm "hikmetin kaybı" olarak görüldüğünde postmodemizmin temel işlevi de kaybedilen evrensel anonim hikmeti yeniden keşif yolunu açmak olacaktır. Bunun yolu da gelenek ile modernliğin sınırında duran farklı coğrafyalardan düşünürlerin mukayeseli incelemesinden geçmektedir. Fransız İhtilali'ne karşı duran İngiltere'den Edmund Burke ile Osmanlı'dan Ahmed Cevdet, hikmete dayalı bu geleneksel dünya görüşünün son temsilcileri sayılabilirlerdi. İki düşünür, buluştukları ortak bir "hikmet kavşağında" Fransız İhtilali ile gelen modern düşünce ve hayat tarzının meydan okumasına şaşırtıcı derecede benzer dinamik bir karşılık verir. Ancak Burke, sünnetullah teriminin yorumunda olduğu gibi hikmet yerine Hıristiyan teolojinin etkisi altına girdiği yerlerde hikmete bağlılığını koruyan Cevdet'ten ayrı düşer. İslâm'da Modernleşme, 1839-1939 adlı çığır-açıcı kitabıyla tanınan Bedri Gencer, bu ikinci eserinde bir taraftan muhafazakârlık ile gelenekselciliği ayırmaya yarayacak modernleşme ideolojileri hakkında bir tipoloji geliştirmekle önemli bir teorik katkı yaparken diğer taraftan iki düşünür örneğinde günümüzde hararetle tartışılan sosyal ve siyasal teorinin merkezî problemlerinin çözüm yolları hakkında hayatî ipuçları verecek muhafazakâr düşünceyi tanıtmaktadır.
109.50 ₺