-
Tasavvuf Sosyolojisi - Sufinin Hayatı
Tasavvuf sosyolojisi, tasavvuf ilminin muhatabı olan sûfînin yaşadığı hâlin ya da yaşamsal eylemin hayata yansıyan yüzüdür. Bu sosyoloji, “Rabbimiz Allah’tır” deyip O’nun dilediği istikâmette kendisini terbiye edip yaşayanların hayatında görülen gerçeklerdir. Sûfînin yaşadığı hayata Hakk’ın dışında insan ve başka hiçbir gücün istek ve emirlerinin müdahalesi söz konusu değildir. Sûfînin Allah’ın ilmiyle şekillenen hayatından “dünya” ve “ahiret” ayrımı yoktur. O, Hak’tan aldığı marifet hakikati doğrultusunda sadece Rabbinin dileğince yaşamayı gaye edinir. Sûfî, Allah’ın kendisi için belirlediği hayat istikametini hangi zaman diliminde, hangi şartlarda ve hangi coğrafyada yaşarsa yaşasın aynı teslimiyet ve samimiyetle yerine getiren kişidir. O, içinde yaşadığı toplumun geçmişten gelen ve günlük yaşanan kültür, inanç, inanış ve yaşam biçiminden etkilenmez. Hangi toplumda yaşarsa yaşasın yalnızca Hakk’ın kendisinden dilediği hayatı yerine getirmek çabasındadır. Bu çalışmada gayemiz, tasavvuf ilminin hayat anlayışını ilahiyat ilimleri ve diğer ilimlerden ayıran vasıflarını ortaya koymanın ötesinde sadece Hakk’ın dilekleriyle yaşayan bu ilmin müntesipleri olan sûfîlerin yaşamış oldukları yalın, saf, mâsivâdan arınmış hayatlarını sûfî ilminin neşvünema bulduğu ilk dönemden itibaren yaşanan örnek hayatlarla okura sunmaktır. Onların yaşadığı hayatın örneklerini okura doğru bir şekilde aktarmaya çalıştık. Bu araştırmada şu hakikatin farkına vardık ki her dönemde sûfînin yaşadığı hayat, Allah’ın Kur’an da insanlardan yaşamalarını dilediği hayatın asli hâli ve Hz. Peygamber’in yalnızca Kur’anî olan hayatının yaşanmış gerçeğidir.
130.00 ₺ -
Sufi Kişilik ve Ahlak
Tasavvuf ilminin tarihi seyrine bakıldığında bu ilmin mensupları olan sûfîler, her dönem de her coğrafyada Allah’ın dilediği ve Hz. Peygamber’in yaşadığı Kur’ân hayatının gereğini yerine getirmek gayreti içerisinde olmuşlardır. Sûfîler, kimlik ve kişiliklerini Allah’ın ilmiyle hemhâl olmakla oluşturmuşlardır. Onların yaşam gayelerinin son merhalesi de Allah’a vuslattır. Onlar, vuslatı sadece ahiret hayatı için değil aslında dünya hayatında yaşamayı gaye edinen kişilerdir. Bu hakikati hayatlarında gerçekleştirmek için de seyr ü sülûk süreciyle kendilerini Allah’ın murat ettiği şekilde terbiye ederler. Onlar, bu terbiye sürecinde, Allah’ın dileklerini gerçekleştirmek için ağır bir mesuliyet yüklenirler. İşte bu çalışmamızda, sûfilerin Hakk’ın rızasını kazanmak gayesiyle kişiliklerini nasıl inşa ettiklerini, Allah’la hemhâl olmanın neticesinde nasıl bir ahlâka sahip olduklarını ele aldık. Sûfîlerin sahip oldukları ahlâkın, kazandıkları kişiliğin nasıl gerçekleştiğini ilâhî ilim, Hz. Peygamber’in Kur’ân ahlâkı ve muhakkik sûfilerin yaşadıkları ma‘rifetullah hakikati ışığında açıklamaya gayret ettik. Neticede bu çalışmanın amacı, tasavvufun kişilik, ahlâk ve psikolojisini açık, net ve anlaşılır bir dille okura ulaştırmaktır.
195.00 ₺