-
Risalet ve Nübüvvet Sıfatları ile Rasulullaha Okunacak Salavatı Şerife
Her sene Mevlid ayında Mefhar-i mevcûdât Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem) hakkında bir eser telîf etme husûsunda evvelce (2002 yılında Bandırma Cezâevi’nde) yaptığımız nezri îfâ etmek (ve adağımızı yerine getirmek) üzere bu sene de (1448/2026) elinizdeki bu eseri hazırlamaya bizleri muvaffak kılan kerem sâhibi Rabbimize sonsuz hamd-ü senâlar ederiz. Bu sene telîfine muvaffak kılındığımız bu eserde sizlere Kur’ân-ı Kerîm’de geçen “Nebî”, “Rasûl”, “Şâhid” ve yine Efendimiz (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem) hakkında kullanılan “Ubûdiyyet” sıfatı gibi vasf-ı şerîflerine delâlet eden elfâz-ı şerîfenin zikredildiği, ayrıca Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)e hitâb ihtivâ eden âyetlerle birlikte okunacak salât-ü selâmları cemettik. Bu eseri hazırlarken bana fikir veren en kıymetli eser hiç şübhesiz ki Allâme Nasr İbnü Ya‘kûb ed-Dînevrî Hazretleri’nin telîf ettiği “Câmi‘u’l-hayrât fi’l-edı‘yeti ve’s-salevât” isimli mübârek kitab olmuştur. Nitekim kendisi bu eserin dokuzuncu bâbını: “Kur’ân’da Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)in risâletinin şehâdeti bulunan âyet-i kerîmelerle kendisine okunacak salâtlar” başlığıyla açmıştır. (Nasr İbnü Ya‘kûb ed-Dînevrî, Câmi‘u’l-hayrât fi’l-ed‘ıyeti ve’s-salevât, Hacı Selîm Ağa Kütüphânesi, Hüdâî Efendi, rakam:211, verak:9a-19b) Bu hususta yazılan eserlerden biri de Dr. Huseyn İbnü Sâlim’e âit olan “es-Salâtü ve’s-selâm ‘alâ Hayri’l-enâm Seyyidinâ Muhammedin Rasûlin Kerîm bimâ fi’l-Kur’âni’l-‘azîm mine’t-tekrîmi ve’t-ta‘zîm” isimli eserdir ki müellif bu kitabında el-Fâtiha’dan başlayıp en-Nâs Sûresi’nden çıkarak 114 sûrenin her birinden Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)in özeliyle veyâ genel mânâda rasûllerle ilgili gördüğü bâzı âyet-i kerîmelerle birlikte bâzı salevât-ı şerîfeler ve duâlar tertîb etmiştir ki biz de bu eserden kısmen de olsa istifâde ettik. Ama onun yaptığı gibi her sûreden bir âyet alma yolunu seçmeyip sâdece ilgili âyet-i kerîmelerle bu vird-i şerîfi sınırladık. Dolayısıyla biz bu eserde Kur’ân-ı Kerîm’de Efendimiz (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)in ism-i şerîfinin dört yerde “Muhammed”, bir yerde ise “Ahmed” olarak geçtiği âyet-i kerîmeleri, ayrıca “Rasûl”, “Nebî”, bir de “Abd” sıfatını barındıran kelimelerin bulunduğu âyet-i celîleleri istiksâ ettik. Buna ilâveten “İnzâl (kendisine vahiy indirilme)”, “İnzâr (uyarıcılık)”, “Dâvet” ve “İrsâl (Allâh tarafından gönderilme sıfatı)” geçen âyet-i kerîmeleri istiksâ etmesek de “Câmi‘u’l-hayrât”da geçenleri bu kitabımızda zikrettik. Kitabın sağdan sola okunuşunda sâdece Arabça metinleri, soldan sağa okunuşunda ise ayrıca meâl-i şerîfleri arz ettik. Eserin sonunda ise Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)in ism-i şerîfi ve sıfat-ı şerîfesi geçmese de “İçerisinde İsm-i Âzam bulunan” âyet-i kerîmeleri, daha sonra “Hakkında fazîlet vârid olan” sûre-i celîlelerden derlenmiş başlıklar altında salevât-ı şerîfeleri, en sonunda ise kabûlüne vesîle olsun diye “İcâbet ve kabûl” lafzı geçen âyet-i kerîmeleri serdettik. Netîce îtibârıyla biz bu mübârek eserde takrîben 73 sûre-i celîleden toplanmış, sayıları 456’ya bâliğ olan âyet-i kerîmelerle birlikte salevât-ı şerîfeler zikrettik. Yüce Rabbimiz cümlemizi bu mübârek Mevlid-i Şerîf ayında âlemleri nûra ğarkeden Fahr-i kâinât Rasûlüllâh (Sallellâhu Te‘âlâ Aleyhi ve Sellem)in salevât-ı şerîfesi ile çokça meşgûl eylesin, kalblerimizi ve gönüllerimizi onun muhabbetiyle meşğûf eylesin, bu eseri okuyup okutanlara ve dağıtanlara ol Rasûl-ü Kibriyâ’nın şefâati uzmâsını ihsân eylesin. Âmîn!
490.00 ₺ -
Mahmud Efendi Hazretlerinden Şiirler ve Beyitler
MUKADDİME Yüce Kitâbı Kur’ân-ı Kerîm’inde: “Şâirler (var ya); onlara da sapıtanlar iyice tâbi olur. (Sana uyanların ise dalâletle hiçbir alâkası yoktur, çünkü sen şâir değilsin). Ancak (şâirlerden) o kimseler müstesnâ(dır) ki; onlar (Kur’ân’a ve o Rasûl’e) îmân etmiştirler, (namaz, oruç, hac ve zekât gibi) sâlih ameller de işlemiştirler. Ayrıca Allâh’ı çokça zikret(meyi şiir söylemeye tercih et)miştirler (şiir söylediklerinde ise İslâm’ı yüceltme uğrunda çaba harcamıştırlar) ve (kötülemeyi kendileri başlatmayıp, kâfirler tarafından hicvedilerek) zulme uğratılmalarının ardından (misliyle mukabelede bulunarak) intikam almıştırlar.” (eş-Şu‘arâ Sûresi:224, 227’den) buyuran Allâh-u Te‘âlâ’ya hamd-ü senâlardan sonra Abdullâh ibnü Ömer (Radıyallâhu Anhümâ)dan rivâyet edilen bir hadîs-i şerîfinde: “Bâzı beyanlar gerçekten büyüleyicidir, bâzı şiirler de elbette çok hikmetlidir.” (Ebû Dâvûd, es-Sünen, el-Edeb:94, rakam:5011, 7/358) buyuran Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)e ve söyledikleri şiirlerle onu müdâfaa eden âl-i ashâbına, dünyâ kurulduğundan kıyâmet kopuncaya dek söylenmiş ve söylenecek tüm manzûmeler ve şiirler adedince salât-ü selâmlar olsun! “Âlûsî Tefsîri”nde Şu‘arâ Sûresi’nin 227. âyet-i kerîmesinde beyân edildiği üzere; Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)in şiir söylemediği, söylemesi hâlinde bunun vahiyle karışıklığa sebebiyet vereceği gerekçesiyle kendisine şiir öğretilmediği: “Biz ona şiir öğretmedik, zâten de bu ona yakışmaz.” (Yâsîn Sûresi:69’dan) âyet-i celîlesinde zikredildiği vechile; Kur’ân-ı Kerîm’in sarîh beyânıdır. Zâten Kendisinin okuma-yazma bilmemesinin nedeni de: “(Habîbim!) Sen bu (Kur’â)ndan önce hiçbir kitabı okumakta değildin, onu sağ elinle de yazamıyordun. Öyle olsaydı, bâtılda ısrarcı olanlar elbette şüpheye düşerdi (ve bu konuda bir nevî haklı olurlardı. Zîrâ bu durumda Müşrikler senin hakkında: ‘O, Kur’ân’ı evvelki kitaplardan alıyor.’ diyerek, Ehl-i Kitâb ise: ‘Kitaplarımızda tanıtılan zât, okuma yazma bilmeyen biridir, bu ise okuma yazma biliyor.’ demek sûretiyle insanları şüpheye düşürürlerdi).” (el-Ankebût Sûresi:48) âyet-i kerîmesinde hakkı iptâle çalışanların şüpheye düşmemeleri olarak açıklanmıştır. Ama Kendisinin bâzı edebî şiirleri naklettiği sahîh hadîs-i şerîflerle sâbittir. Sahâbesini de şiir söyleyerek müşrikleri susturmaya teşvîk buyurdukları ve onlara Cibrîl-i Emîn’in desteğinin ulaşması için duâcı oldukları mütevâtirdir. Sahâbe-i kirâm içerisinde Ebû Bekr, Ömer, Alî, Abdullâh ibnü Ravâha, Hassân ibnü Sâbit ve Ka‘b ibnü Mâlik (Radıyallâhu Te‘âlâ Anhüm) gibi bâzı zevât şiir söylemekte çok mahâretli fasîh ve belîğ kimselerdir ki hulefâ-i râşidîn hazarâtı dâhil diğer birçok sahâbe (Radıyallâhu Te‘âlâ Anhüm) şiir inşâd etmişlerdir. (İbnü Ebî Hâtim, et-Tefsîr, rakam:16077, 9/2835; İbnü ‘Asâkir, Târîhu Medîneti Dımeşk, 28/92) Rasûlüllâh (Sallellâhu Te‘âlâ Aleyhi ve Sellem), Hassân ibnü Sâbit (Radıyallâhu Te‘âlâ Anh) için mescidinde, üzerine çıkarak şiirler inşâd edeceği bir minber yaptırmış ve ona: “Onları (beyitler söylerek müşrikleri) hicvet, şüphesiz Cibrîl seninle berâberdir (sana yardım edecektir).” (el-Buhârî, es-Sahîh, rakam:5801, 5/2279) buyurmuştur. İbnü Büreyde (Radıyallâhu Anh)ın rivâyetine göre; Rasûlüllâh (Sallellâhu Te‘âlâ Aleyhi ve Sellem)i methetmesi için Cibrîl (Aleyhisselâm) Hassân (Radıyallâhu Te‘âlâ Anh)a, yetmiş beyitle yardım etmiştir. (İbnü Sa‘d, et-Tabekat, 4/326) Abdullâh ibnü Mes‘ûd (Radıyallâhu Te‘âlâ Anh)ın rivâyeti ne göre; Allâh-u Te‘âlâ İslâm’ı yaşayarak ölen şâirlere cennette, eşlerine şarkı söyleyecek hûrilere bâzı şiirler öğretmelerini emredecektir. (Şîreveyh ed-Deylemî, el-Firdevs, rakam:3613, 2/362) Şirk üzere ölen şâirler ise cehennemde kendi helâkları için nefisleri aleyhine bedduâlarla uğraşacaklardır. Âlûsî (Rahimehullâh)ın beyânına göre; demek ki şiir de diğer kelâmlar gibidir, güzeli güzel, çirkini çirkindir. Sahâbe-i kirâmın, ulemânın ve evliyânın, tevhîd, Allâh-u Te‘âlâ’yı medh-u senâ, ibâdete teşvîk, hikmet, mev‘ıza, dünyâya karşı zühd, dünyâya meyletmekten ve yaldızlarına aldanıp onun fânî lezzetlerine meftûn olmaktan terhîb (sakındırma), Allâh-u Te‘âlâ nezdindeki mükâfatları tahsîle terğîb (teşvîk), dinleyenlerin kalplerinin derinliklerine sevgisi nakşolsun diye Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)in mehâsin ve medâyıhini (güzel sıfatları ile övgülerini) neşr ve âl-i ashâbı ile sulehâ-i ümmetini methetmek üzere inşâd ettikleri şiirler elbette ki Allâh-u Te‘âlâ’nın emrettiği zikr-i kesîrden ma‘dûddur. (el-Âlûsî, Rûhu’l-me‘ânî, 19/324-326) Âlûsî (Rahimehullâh)ın bu beyanlarından anlaşıldığı üzere; dînî konularda söylenen şiirler amel-i sâlih kabîlindendir. O hâlde meşâyih-ı kirâmın da bu amel-i sâlihi ihmâl ettiklerini düşünmemiz doğru olmaz. Nitekim silsilemiz ricâlinin birçoğunun vesâir turuk-u aliyye meşâyihının ekserîsinin fasîh birer şâir oldukları bilinmektedir, bu hususta tertîb ettikleri eserleri de zâten bunun şâhididir. Bâhusûs tarîkat-i aliyyemizin müessisi Muhammed Bahâüddîn Şâh-ı Nakşibend el-Buhârî, bu yüce yolun müceddidi Mevlânâ Hâlid Ziyâüddîn el-Bağdâdî, velî nîmetimiz Büyük Şeyh Efendi Muhammed Mustafâ ‘Ismet Ğarîbullâh el-Yanyavî ve Üstâdımız Hacı Mahmûd Efendi Hazretleri’nin mürebbîsi Mevlânâ Alî Hayder el-Ahishavî (Kaddesallâhü Sırrahümü’s-Samedânî) hazarâtı nice şiirler söyleyerek birçok hikmetli ilimler izhâr etmişlerdir. Nitekim Mevlânâ Hâlid (Kuddise Sirruhû)nun mürşidine ulaşmak üzere çıkmış olduğu Hindistân seferinde uğradığı ziyâret yerleri hakkında ve nihâyet yüce şeyhi Abdullâh ed-Dehlevî (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’ne kavuşma nîmetine şükür sadedinde inşâd ettiği: “Beklentilerin kâbesi (olan şeyhime ulaşma devleti)nin mesâfesi tamamlandı, Bu ikmâli lutfeden Zât’a tam bir hamd ile (hamdolsun).” diye başlayan Arapça kasîdesi ve ekseriyeti Farsça beyitlerden oluşan “Dîvân”ı, Mollâ Câmî (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’nin “Dîvân”ına rakip olacak niteliktedir. Gerçi o da Ubeydullâh Ehrâr (Kuddise Sirruhû)nun halîfelerinden olmak cihetiyle Nakşî meşâyihından sayılmıştır. Büyük Şeyh Efendi Mustafâ ‘Ismet Ğarîbullâh (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’ne âit “Risâle-i Kudsiyye”si tamâmıyla ilhâm-ı Hakk (Celle Celâlühû) olup, kendi beyân-ı âlîlerince misli yazılamayacak yüceliktedir. Alî Hayder Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’nin, onun sonuna ilâveten inşâd ettiği şiirler, silsile-i şerîfeye dâir inşâd buyurduğu beyitler ve birçok ihvânın elinde bulunup sonra, 1960 ihtilâli gibi müessif birtakım hâdiseler netîcesinde imhâ edilmiş olmaları nedeniyle cemedilemeyen muhtelif eş‘ârı kendisinin şiir konusunda akrânına fâik olduğunun delîlidir. Bu büyüklerin günümüzdeki yegâne temsilcisi olan Kutbu’l-Ektâb ve Ğavsü’l-Evtâd Hacı Mahmûd Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimiz de ulemânın ve meşâyihın şiirlerini çokça nakletmiş ve hemen hemen her sohbetinde, özel irşâd meclislerinde ve katıldığı ihvân cemiyetlerinde birer ikişer beyit naklederek sâliklerin kalplerini ferahnâk etmiştir Bu fakîr kardeşiniz kırk seneyi mütecâviz olan uzun sayılabilecek bir zaman diliminde Üstâdımız Mahmûd Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’nden işittiğim beyitlerin birçoğunu hıfzetmiş, bir kısmını da kaydetmiştim Başıma gelen birçok vak‘alar netîcesinde eski kayıtlarımı kaybetmişken, bu kayıtlarımı muhtevî bulunan defterimi yirmi sene sonra Ömer Mahmûdoğlu Hoca Efendi’nin yanında birkaç sene önce bulduğumda bu kayıtlarımı, ezberimdekilerle birlikte bir kitap hâline getirerek meraklılarına arz etmeye niyet ettim. Sonra bu fikrimi Şeyh Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’ne arz ettiğim zaman çok hoş karşıladılar ve eseri kendilerinin de okutup dinleyeceklerini beyân ettiler ki, bu da beni bu hususta son derece müşevvik oldu. Birinci cild Üstâdımız Hazretleri’nin okuduğu Arapça beyitleri ve mısrâ‘ları ihtivâ etmekte, ikinci cild ise Arapça ibâreler ile Farsça ve Osmanlıca beyitleri cemetmektedir. Tabî ki bizim gibi ilimde sermâyesi kıt olanların, Efendi Hazretlerimiz’in erişilmez ilmine ihâta vechi üzere vâkıf olmamız düşünülemeyeceği için, kendisinin bu iki ciltte bulunan ebyât dışında hiçbir beyit okumadığı gibi bir iddiâmız söz konusu olamaz. Ama gerçek şu ki tüm sohbetlerinde okuduğu beyitlerin ekseriyeti bu derlememizde mevcuttur. Fakat bu beyitlerin bâzen bütün kıt‘alarını bir mecliste, bâzen de farklı meclislerde okuduğu husûsundan da sarf-ı nazar edilmemelidir. Ayrıca biz bâzı beyitleri hangi münâsebetle, hangi zaman ve mekânda okuduğunu ve öncesinde ya da sonrasında bir şey buyurmuşsa onları kasır hâfızamızın bize müsâade ettiği nisbette açıklamaya çalıştık ama yine de bu konuda yeterli hizmeti yapmış olduğumuzu düşünmemekteyiz. Ancak Müceddid Hazretlerimiz’in himmet-i âliyeleri ve sizin kıymetli duâlarınız bereketiyle cemedilen bu kifâyetsiz sermâyemizin, teşnedil tâliblere ve Efendi Hazretlerimiz’in râbıtasına devâm eden mürîdlere bir nebze de olsa ferahlık bahşetmesini Mevlâ-yı Müte‘âl’den niyâz ederiz. Nihâî olarak; bu eserin Farsça beyitlerinin tashîhinde benimle birlikte âzamî gayret gösteren Murat Soydan kardeşime, Pîrimiz Hazretleri’nin yüce himmetlerinin vusûlünü Yüce Mevlâ’dan istirhâm eder ve bu eserden istifâde edecek olan herkes adına kendisine teşekkürü bir vazîfe addederim. Sa‘y-ü gayret biz âcizlerden, tevfîk ve hidâyet ise ancak Rabb-i Kerîmimiz’dendir. 1 Muharrem 1445 / 19 Temmuz 2023
615.00 ₺ -
Esmai Şerife Manzümeleri
Mâlûmunuz vechile; Allâh-u Teâlẩ'nın Yüce Zât'ına âit çok güzel ve ziyâde şerefli birçok ism-i şerifleri, âyet-i kerîme ve hadîs-i şeriflerde sâbit olup özellikle bunlardan doksan dokuz ism-i şerîf vardır ki "Sünen-i Tirmizî"de Ebû Hureyre (Radıyallâbu Té'ala Anb)dan rivâyet edilen: "Şüphesiz Allâh-u Te'âlâ'nın doksan dokuz; yüzden bir eksik ismi vardır, onları ihsâ eden cennete girer." (et-Tirmizi, es-Sünen, ed-Dé avât:83, rakam:3507, 51530-531) hadîs-i şerîfınde bunları ezberleyip sayanın cennete gireceği vaad edilmiştir. İşte bu müjdeye nâil olmak için ulemå ve meşâyih hazarâtından bâzısı doksan dokuz Esmâ-i Şerife'yi her bir ism-i şerîfin muhtevâsına uygun duâlarlamezcettikleri şürler ve manzûmeler ile tertîb etmişlerdir. Elbette böyle yapmalarının, ezberlemenin kolaylaşması, kalbin huzur bulması ve duânın kabûlünün çabuk olması gibi bâzı sırları ve hikmetleri bulunmaktadır. Nitekim ulemânın beyânı vechile: "Beytler okunarak yapılan duâ müstecâb (ve süratle kabûle şâyân)dır." (Abdullâh el-'Ayyâşi, er-Ribleil-Âyyåşiyye,1/63; et-Te'âricî, Izhâru'l-kemâl fi seb'ati ricâl, 1/42) Biz bu risâlemizde sizlere Esmâ-i Şerîfe manzûmeleri hakkında yüce velilerden üç tânesinin inşâd buyurmuş oldukları ebyât-ı şerîfeyi naklettik ve her bir beytin akabinde o beytin havâssını (özel faydalarını); kaç kere tekrar edilirse hangi faydaların hâsıl olacağını zikrettik. Bu üç manzûmenin birincisi evliyânın kutbu ve sekaleynin (ins-ü cinnin)ğavsı es-Seyyid Abdülkädir-i Geylânî (Kuddise Sirrubû)ya âittir. İkincisi; Ezher vâizlerinden olan Şemsüddîn Ebû Abdillâh Muhammed İbnü Ahmed ed-Dimyâtî (v. 921 / 1515) (Kuddise Sirrubü) Hazretleri'ne âit olan manzûmedir. Nitekim kendisi "Manzümetüd-Dimyâtiyye" diye meşhûr olan bir esmâ-i hüsnâ nazmetmişir ki asıl adı "Kasidetün fi't-tevessül bi Esmâillâhi'l-Hüsnå" şeklindedir. Üçüncüsü ise; Halvetiyye meşâyihının büyüklerinden ve Malikî mezhebinin fukahâsının önde gelenlerinden Ahmed İbnü Muhammed ed-Derdîr el-Mâliki el-Adevî el-Halvetî (Kuddise Sirrubû) Hazretleri'ne âittir. Allâh-u Te'âlâ cümlemize bu manzûme-i şerîfeleri okuyup, mânâlarını tefekkür ederek ve onlarda bulunan güzel ahlâk ile tehalluk ederek havâss-ı şerîflerinden âzamî derecede istifâdeyi nasib-ü müyesser eylesin. Âmîn!
285.00 ₺ -
Kutlu Ebeveyn Diriliş Ve İman
Bütün hamd-ü minnetler ve lütfu hidayetler Kur’anı Kerimin’de Habibi Edibi Muhammed Mustafa’sı (Sallellahu Te’ala Aleyhi ve Sellem) Efendimiz hakkında: ‘’Elbette Allah’ın sana olan fazl(-u ihsan)ı çok büyük olmuştur.’’ (en-Nisa Suresi:113)buyuran Allah’u Teala’ya mahsustur. Sınırsız salat-ü selamlar ve ta’zimü tahiyyeler: “Kıyâmet günü olduğu zaman babama ve anneme şefâat edeceğim.” (Ebu’l-Kāsım et-Temmâm er-Râzî, el-Fevâid, rakam:1095, 2/45; Muhibbüddîn et-Taberî, Zehâiru’l-‘ukbâ, 1/7; ‘Abdurrahmân es-Süyûtî, elHâvî lül-fetâvâ, 2/363; Huseyn ed-Diyârbekrî, Târîhu’l-Hamîs, 1/232; Muhammed es-Sâlihî, Sübülü’l-hüdâ, 1/253) buyuran Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)in, onun tayyib ve tâhir (ak pâk) olan Ehl-i Beyt’inin ve çok uğurlu ve mübârek olan cümle sahâbesinin üzerine olsun. Emmâ ba‘d! Şu bilinsin ki; Allâh-u Tebârake ve Te‘âlâ, Kitâb-ı Kerîm’inde Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)in şânını pek yüce tutmuştur. Nitekim bu hususta: ‘’(Habibim!) Biz seni bütün alemler için ancak büyük bir rahmet olarak gönderdik.’’(el-Enbiya Suresi:107) buyurmuştur. Diğer bir ayeti kerimesinde ise: ‘’Yine muhakkak ki sen elbette (mahiyeti kimse tarafından idrak edilemeyecek kadar) çok büyük olan üstün bir ahlak üzeresin.’’ (el-Kalem Suresi:4) buyurmuştur.
230.00 ₺ -
Sihrin Büyünün Mahiyeti ve Korunma Yolları
Sihir nedir? Etkileri nelerdir? Sihir, büyü, cinler ve musallatlarından nasıl korunulur? Sihir ve büyü hakkında bilinmesi gerekenler; âyet-i kerîmeler, hadîs-i şerifler, dualar ve zikirlerle birlikte hepsi bu kıymetli eserde bir araya getirildi.
425.00 ₺ -
Silsilei Aliyye Ricali
Silsilei Aliyye Ricali Her gece Silsile-i ‘Aliyye’yi okuyup kötü alışkanlıkların ve huyların ortadan kalkması için mezkûr meşâyihı vesîle kılıp, meşâyihtan Allâh-u Te‘âlâ’nın izni ile yardım talep etmesi kişiye müstehâbdır. Evliyâullâh arasında “Şeyhulislâm” diye mârûf Ebû İsmâ‘îl Abdullâh el-Heravî el-Ensârî (Kuddise Sirruhû) şöyle vasiyet etmiştir: “Her velîden bir kelâm (söz) ezberleyin. Eğer buna gücünüz yetmezse, hiç olmazsa ismini öğrenin (adını ezberleyin) ki, bununla nasîbdâr (ve onların feyizlerinden hissedâr) olursunuz.” Bu Silsile-i ‘Aliyye son şeyhimiz Müceddid Mahmûd Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’nden, Peygamber Efendimiz Hazret-i Muhammed (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)e kadar olan irtibâtı beyân eder.
120.00 ₺ -
Kuranı Kerimdeki Tüm Dualar 2. Cilt
Kur'ân-ı Kerim'deki tüm dualar'ın faziletleri, ne niyetle okunacakları, içinde geçtikleri Ayet-i Kerimlerin tefsirleri ve dua sahiplerinin kıssaları.
445.00 ₺ -
Veda Hutbesi
Şu bilinsin ki; Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem) getirdiği dîni tebliğ husûsunda çok konuşmalar yapmış ve bulduğu her imkânda ashâbına hutbeler îrâd etmiştir. Fahr-i kâinât Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)in îrâd ettiği bu hutbeler arasında cumâ günleri Mescid-i Nebevî’de, bayram günlerinde ve Mekke’nin fethinden sonra Ka‘be’de îrâd ettiği hutbeler sayılabilir. Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)in ashâbına îrâd ettiği hutbelerden, Vedâ Hutbesi’nin hiç şüphesiz çok ayrı bir yeri vardır. Zîrâ Seyyidü’l-beşer Rasûlüllâh (Sallellâhu Te‘âlâ Aleyhi ve Sellem) Efendimiz hutbesinde sayıları yüz bini aşan bir topluluğa hitâb etmiştir. Ashâb-ı kirâmdan bâzılarının da ifâdesiyle, âdetâ ümmetine vasiyette bulunmuştur. Diğer hutbelerine nazaran daha uzun îrâd ettiği bu hutbesinde İslâm’ın temel umdelerinden bahsetmiş ve dînin artık tamâma ererek kemâle erdiğini beyân etmiştir. Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)in Vedâ Haccı’nın farklı günlerinde îrâd ettiği bu hutbeler, gerek hadîs gerekse İslâm târihi kaynaklarında parça parça nakledilmiştir. Konuyla ilgili nakledilen rivâyetler iyice incelendiğinde Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)in, Zülhıcce’nin sekizinci ve dokuzuncu günlerine rastgelen Terviye ve Arefe günleri ile Kurban Bayramı’nın birinci, ikinci ve üçüncü günlerinde toplamda beş hutbe îrâd ettiği anlaşılmaktadır. Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)in, sayıları yüz binleri aşan bir topluluğa can, mal ve ırz güvenliği, fâiz ve kan dâvâları, kadın hakları, eşitlik ve emânete riâyet gibi birçok konuda îrâd ettiği bu hutbeler onun ümmetine olan vasiyeti olarak değerlendirilmiştir.
90.00 ₺ -
Şifai Şerif Arapça Cep Boy Kılıflı Yeni Dizgi
Müellif Kadı İyaz Ebul-Fazl (rahimehullah) derki: Bu kitabımızı inceleyen kimse görür ki, biz bu kitabı Peygamber Efendimiz (s.a.s)in nübüvvetini inkar eden ve onun mucizeleri hakkında saldırı yapan kimse için yazmadık; ki Nebi (s.a.s)’in nübüvvetini ispat için delillere ihtiyaç duyalım ve mucizelerine saldıran kimseleri engellemek için mucizeler dairesini koruyalım. Bilakis biz bu kitabı imanlarına iman katmaları salih amellerinde neşvü nema bulmaları ve ona olan sevgilerinde kuvvet kazanmaları için onun nübüvvetini tasdik eden ve davetine icabet eden ümmeti için telif ettik. Müellif kadı Iyaz (r.aleyh) eserinde konuların evvelinde ayeti kerimeler ve hadisi şerifler zikretmiştir. Bunlarla zikredeceği konulara delil getirmiş olur. Ayrıca müfessirlerin açıklamalarını da zikrederek ayetlere nasıl mana verilmesi gerektiğini de tenbih etmiş olmaktadır. Eserinde, Efendimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) özel hallerinden bir çok inceliği de zikretmektedir. Bunların ravilerini de zikrederek hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde Müslümanların Nebi sallallahu aleyhi ve sellem hakkındaki bilgilerini ve muhabbetlerini kuvvetlendirmektedir. Bu eserin Müslümanlar için ne kadar önemli olduğunu şimdi daha iyi anlamaktayız. Zira inkarcıların şüphe sokmaya çalıştığı bir çok konuyu Kadı Iyaz delilleriyle net bir şekilde zikretmiş ve Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’in şanının yüceliğini ortaya koymuştur. Artık şüphelenenlerin, nifak ehli sapık kimseler olduğu açığa çıkmıştır. Aliyyul Kâri derki: Şifa kitabı, Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’in şemaili (sureti ve ahlakı) hakkında yazılanların en mücmel ve yeterli olanıdır.
250.00 ₺ -
Şifai Şerif Arapça 30 Cüz Özel Kutulu Yeni Dizgi
Müellif Kadı İyaz Ebul-Fazl (rahimehullah) derki: Bu kitabımızı inceleyen kimse görür ki, biz bu kitabı Peygamber Efendimiz (s.a.s)in nübüvvetini inkar eden ve onun mucizeleri hakkında saldırı yapan kimse için yazmadık; ki Nebi (s.a.s)’in nübüvvetini ispat için delillere ihtiyaç duyalım ve mucizelerine saldıran kimseleri engellemek için mucizeler dairesini koruyalım. Bilakis biz bu kitabı imanlarına iman katmaları salih amellerinde neşvü nema bulmaları ve ona olan sevgilerinde kuvvet kazanmaları için onun nübüvvetini tasdik eden ve davetine icabet eden ümmeti için telif ettik. Müellif kadı Iyaz (r.aleyh) eserinde konuların evvelinde ayeti kerimeler ve hadisi şerifler zikretmiştir. Bunlarla zikredeceği konulara delil getirmiş olur. Ayrıca müfessirlerin açıklamalarını da zikrederek ayetlere nasıl mana verilmesi gerektiğini de tenbih etmiş olmaktadır. Eserinde, Efendimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) özel hallerinden bir çok inceliği de zikretmektedir. Bunların ravilerini de zikrederek hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde Müslümanların Nebi sallallahu aleyhi ve sellem hakkındaki bilgilerini ve muhabbetlerini kuvvetlendirmektedir. Bu eserin Müslümanlar için ne kadar önemli olduğunu şimdi daha iyi anlamaktayız. Zira inkarcıların şüphe sokmaya çalıştığı bir çok konuyu Kadı Iyaz delilleriyle net bir şekilde zikretmiş ve Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’in şanının yüceliğini ortaya koymuştur. Artık şüphelenenlerin, nifak ehli sapık kimseler olduğu açığa çıkmıştır. Aliyyul Kâri derki: Şifa kitabı, Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’in şemaili (sureti ve ahlakı) hakkında yazılanların en mücmel ve yeterli olanıdır.
750.00 ₺ -
Müsebbeatı Aşere Ahıska
Büyük günahları dahi affettirecek ve imansız ölmekten koruyacak Müsebbe'ât-ı Aşere (Yedi kere tekrarlanan on zikir) Müsebbe’ât-ı Aşere virdi hakkında İmâm-ı Cezûlî (Rahimehullâh) şöyle demiştir: “Bu vird dünyevî ve uhrevî bütün ehvâlin (dehşet ve belâların) defi için hazırlanmış ve her musîbetin keşfi için tertip edilmiş çok mühim ehzâbdan (virdlerden sayılmış)dır.” (Ahmed es-Sâvî el-Mâlikî el-Halvetî, el-Esrâru’r-Rabbâniyye ‘ale’s-Selevâti’d-Derdiriyye, sh:8) Fakîhlerin hâtimesi Ve Hâlid-i Bağdâdî (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’nin hâlifesi olan İbni Âbidîn (Rahimehullâh) da şu beyanda bulunmuştur: “Bu Müsebbe’ât, her gün kendisini okuyanları dünyâda ve haşir gününde bütün tehlikelerden kurtarır, bütün günahlarına keffâret (bağışlanma vesilesi) olur ve tüm âfetlerden korur.” (İbnü ‘Âbidîn, ‘Ukûdü’l-le’âli, 455-456)
115.00 ₺ -
Allahu Tealanın Dünyada Dirilttiği Ölüler
Asırlardır insanlığın hayretle dinlediği mûcizelerden biri… Ölüleri diriltme mûcizesi. Bu eserde, peygamberlere verilen mûcizeler ve velîlere ihsân edilen kerâmetler arasından özellikle bu İlâhî ikrâma dâir kıssaları naklederek, îmânımızın nûrunun artmasına vesîle olmaya çalışacağız. Allâh-u Te‘âlâ’dan niyâzımız, bu mütevâzi eseri okuyanların îmânlarının nûrunun artmasına ve kuvvetlenmesine vesîle kılmasıdır.
290.00 ₺ -
Ezkar ve Deavat Külliyatı 2 Cilt Takım
Ezkâr ve De'avât Külliyâtı ve Duâ İlmihâli 1. Cilt Muhterem kardeşlerim! Vaazlarımızı tâkip eden kardeşlerimizce bilindiği üzere, sohbetlerimiz esnâsında sırası geldiğinde bâzı duâların fazîletlerini açıkladığımız zaman, sohbet bitiminde birçok kimse etrâfımızı sararak: “Bu duâyı bana yazar mısın?” demekteydiler. Ben de bâzen birkaçına özel olarak, bâzen de evvelce yazdığımı teksîr edip (çoğaltıp) dağıtarak onların bu isteklerine karşılık vermeye çalışıyordum. Ama sonra bunun yeterli olmadığını ve daha birçok mühim duâlardan kardeşlerimizin istifâde edemediğini düşünerek, bu hususta bir kitap hazırlamayı ve böylece daha önceden onlara vermiş olduğum sözü yerine getirmeyi münâsip gördüm ve Rabbim’in izniyle bu işe başladım. Nihâyet 1994 yılında “Duâlarım” adında bir kitap neşretmeye muvaffak oldum. Burada şunu ifâde etmeliyim ki; 1992-1993 yıllarında hazırlamaya başlayıp ilk olarak 1994 yılında tabettiğim o eser, o zamanlarda vaazlarla meşgûliyetimin çokluğu sebebiyle, bilgisayarların ve yardımcılarımın da olmaması nedeniyle imkânlarımın az olduğu bir döneme rastladığından istediğim şekilde câmiiyyetli olmadı. Dolayısıyla o kitabı hazırlamaya başlamam çeyrek asrı geçkin bir zaman önce vukû bulduğundan, konularla alâkalı hadîs-i şerîfleri cem etmem, hadîs tahrîclerini ilk kaynaklarına göre tafsîlatla yapmam ve o günkü melekeme göre tercemelerde titizlik göstermem imkânlar el verdiği nispette hâsıl olmuştur. Bu nedenle yıllardır o kitabın bâzı tashîhlere ve ilâvelere ihtiyâcı olduğu bizce bilinmekteydi. İşte bu ihtiyâcı görerek 2014 yılının başlarında o kitabı tekrar gözden geçirdik, bâzı tashîhler ve ziyâdeler yaparak sizlere “Duâlarım” kitabını “İlâveli, Tashîhli Yepyeni Baskı” adı altında tabettik. Böylece o tashîhle tabedilen kitabımız ilk baskılara göre çok daha güzel hazırlanmış olduysa da birçok fazîletli duâyı sonradan görmüş olmamız bizi sürekli bu konuda 7-8 cilt olacak çok şümüllü, şerhli ve îzahlı yeni bir eser yazmamız gerektiği fikrine sevketti. Bundan sonra “Duâlarım” kitabının bir muhtasar mâhiyetinde tek cilt olarak kalması ve duâlar konusundaki muhtevâsının câmiiyyeti nedeniyle “Ezkâr ve De‘avât Külliyâtı ve Duâ İlmihâli” diye tesmiye ettiğimiz, müsemmâsına muvâfık düşen yeni bir kitabın hazırlanması kaçınılmaz olduğundan biz bu işe giriştik ki inşâallâh bu yeni kitap en az yedi cilt olacaktır. Bu Eserin, Müellifin Diğer Kitaplarından Farkı Bu eser, bu konuda yazmaya başladığımız ve epeyce bir yol aldığımız “Ezkâr ve De‘avât Külliyâtı ve Duâ İlmihâli”nin birinci cildidir ki incelediğinizde müşâhede edeceğiniz vechile; bu eserin diğerlerinden farkı: 1) Konuların bölümlerle, baplarla ve fasıllarla birbirinden ayrılmış olarak tertip edilmiş olması, 2) Hadîs-i şerîfler arasında kaynak bakımından sıhhati ziyâ- de olanların öne alınması, 3) Her duânın başında kendisine âit özel başlık zikredilmesi, 4) Önceki kitaplarımızda mevcut olmayan birçok hadîs-i şe- rîf, zikir ve duânın mevcûdiyeti, 5) En mühimi de zikredilen hadîs-i şerîflere, duâlara ve zi- kirlere hiçbir Türkçe eserde bir arada cem olamayacak şekilde şerh ve îzahlar yapılmış olmasıdır. Kur’ân-ı Kerîm’den başka hiçbir eserin hatâsız olmayacağı- na Allâh-u Te‘âlâ karar verdiğine göre; biz bu kitabımızın ku- sursuz ve hatâsız olduğunu iddiâ edemesek de bu eseri her yö- nüyle nispeten mükemmel bir kitap hâlinde sizlere arz etmeye âzamî derecede gayret etmiş bulunmaktayız. Bu Ciltte Bulunan Konuların Tertîbi “Duânın Fazîleti Hakkında Âyet-i Kerîmeler”, “Duânın ile İlgili Hadîs-i Şerîfler”, “Duânın Kabûl Olunacağı Zamanlar ve Mekânlar”, “Uyku Arasında ve Uyandıktan Sonra Okunacaklar”, “Kazâ-i Hâcet, Abdest ve Giyinme Duâları”, “Teheccüd Namazıyla İlgili Duâlar”, “İmsâk ile Güneşin Doğması Arasında Okunacaklar” ve “Güneşin Doğuş ve Batış Vakitlerinde Okunacaklar” şeklindedir. Diğer Ciltlerde Zikredilecek Konular Bu kitabın ikinci cildinde inşâallâh: “Sabah-Akşam Okunacak Duâlar ve Zikirler”, “Sâdece Sabah Okunacak Duâlar ve Zikirler”, “Sâdece Akşam Okunacak Duâlar ve Zikirler” ve bunların teferruâtıyla alâkalı bölümler yer alacaktır. Üçüncü ciltte ise inşâallâh: “Ezan ve Kametle İlgili Duâ ve Zikirler”, “Namazlardan Sonra Okunacaklar” ve “Uyku Öncesi Okunacaklar” diye başlayan diğer bölümler ele alınacaktır ki inşâallâh bu cildin ardından ikinci ve üçüncü ciltler kısa zaman içerisinde ardarda çıkartılacaktır. Daha sonraki ciltlerde ise inşâallâh: “Gün İçinde Yapılacak Fazîletli Zikirler”, “Gece Okunacak Fazîletli Âyet-i Kerîmeler”, “Belli Vakitlere Bağlı Kalmaksızın Okunacaklar”, “Namaz İçinde Okunacaklar” başlıkları altında birçok duâ ve zikir nakledilecek, sonra İslâm’ın diğer şartları olan: “Oruç İbâdetiyle İlgili Duâ ve Zikirler”, “Hac İbâdetiyle İlgili Duâ ve Zikirler” ve “Zekât İbâdetiyle İlgili Duâ ve Zikirler” cem edilecek. En son ciltlerde ise inşâallâh: “Yolculuk Duâları”, “Hastalık Duâları”, “Hâcet Duâları” ve “Yeme-İçme Duâları” gibi farklı ne- denlerle okunması mesnûn olan rivâyetler derlenecektir. Bu Cildin Sağdan Başlayan Kısmıyla İlgili Mâlûmât Şunu da bildireyim ki; yataktan kalkarken başlayıp tekrar yatmadan önce okunacakların tümünü vird hâlinde tâkip etmek isteyenlere kolaylık olsun ve bu sâyede bütün zikirlerle amel etmek isteyenler diğer cildlerin çıkmasını beklemeden bu fazîletlerin hepsini elde edebilsinler diye bu cildin sağ tarafından başlayan Arapça kısmında bu husustaki duâ ve zikirlerin tümünü cem ettik. Tabî ki fazîletli zikirler çok olduğundan, günümüz insanı da gevşek ve meşgul olduğu için Arapça kısmında her konuda en mühim olanları bold (koyu siyah) olarak yazdık. Allâh-u Te‘âlâ cümlemize bu eserde zikredilen duâ ve zikirlerle meşgul olup, Yüce Rabbimiz’in zikrinden gaflet sebebiyle iki cihanda başımıza gelecek belâları savuşturmayı ve bu zikirler mukabilinde vaad edilen ecr-u mesûbâta (sevaplara) kavuşmayı nasîb-ü müyesser eylesin. Âmîn! Son olarak şunu söylemeliyim ki; bu âciz kardeşiniz bu kitapta zikretmiş olduğum duâların ve fazîletli zikirlerin hepsiyle amel etmeye son derece düşkün olmam hasebiyle sizlerin de, bunlarla âmil olmanızı ziyâdesiyle temennî etmekteyim. Allâh-u Te‘âlâ bu fakîri tembellikten, gevşeklikten, üşenip terk etmekten, nazardan, gözden ve bütün âfetlerden muhâfaza ederek, siz cemâat ve okuyucularına bağışlasın. Âmîn! Yüce Rabbimiz ömrümüzün sonuna kadar hepimize gece ve gündüz saatlerinde bu zikirlerle meşgul olmayı ve her yap- tığımız işte, her okuduğumuz zikirde sâdece Zât-ı Ecelli E‘lâ- sı’nın rızâsını gözetmeyi nasîb-ü müyesser eylesin. Ayrıca bu fakîri bu kitabın diğer cildlerini de tamamlamaya ve kıyâmete kadar ümmetin istifâde edeceği nice eserler hazırlamaya muvaffak eylesin. Âmîn! Yâ Mu‘în! HÂTİME / SONSÖZ Son söz olarak şunu da ifâde edeyim ki, bu eserde geçen duâ ve zikirlerle amele muvaffak edilen kardeşlerimiz, sâdece kendilerini kazandırmakla yetinecek kadar cimrilik etmemeli, bilakis Âişe (Radıyallâhu Anhâ)dan rivâyet edilen: “Yanındaki komşusu aç iken tok olarak geceleyen kişi, (kâmil mânâda) îmân sâhibi değildir.” (el-Hâkim, el-Müstedrek, rakam:2166, 2/15) hadîs-i şerîfinin muktezâsınca amel ederek, zikir ve duâdan gâfil oldukları için ruhları mâneviyattan aç kalmış olan kimseleri de bunlardan haberdâr etmelidirler. Yine böylece Enes (Radıyallâhu Anh)dan rivâyet edilen: “Sizin biriniz kendisi için sevdiğini, (mümin) kardeşi için de sevinceye kadar(hakîkî mânâda) îmân etmiş olamaz.” (el-Buhârî, es-Sahîh, el-Îmân:6, rakam:13, 1/12; Müslim, es-Sahîh, el-Îmân, rakam:71, 1/67) hadîs-i şerîfini önemseyerek, bu fazîletlerden mahrum olan insanları da uyandırıp teşvîk etmelidirler. Nitekim Ebû Mes‘ûd el-Ensârî (Radıyallâhu Anh)dan rivâyet edilen bir hadîs-i şerîfte Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem): “Kim (sevap kazandıracak) bir hayra (sâlih amele başkasını) delâlet (ve teşvîk) eder(de, o kişi de onunla amel eder)se onu yapanın ecrinin (sevâbının) bir misli de kendisine âit olur.” buyurmuştur. (Müslim, es-Sahîh, el-‘Imâre:38, rakam:1893, 3/1506; Ebû Dâvûd, es-Sünen, el-Edeb:125, rakam:5129, 4/334) Mevlâ Te‘âlâ cümlemize, efrâd-ı âilemiz, çoluk çocuğumuz, ekribâ-i teallukatımız ve bütün mümin kardeşlerimizle berâber bu mânevî hazînelerden istifâde etmeyi ve âhiret yolculuğuna îmân selâmetiyle ve büyük sermâyelerle çıkmayı nasîb eylesin. Âmîn, bi-hurmeti Tâhâ ve Yâsîn! Son duâmız âlemlerin Rabbi olan Allâh-u Te‘âlâ’ya hamdetmektir. Allâh-u Te‘âlâ, Efendimiz Muhammed (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)e, kardeşleri olan enbiyâ-i kirâma, ezvâc-ı tâhirâta, Ehl-i Beyt-i Mustafâ’ya ve diğer cümle ashâba -bildikleri- nin sayısınca- salât-ü selâm eylesin. Âmîn! Rabbimiz üzerimizde hakkı olan bütün ulemâ ve meşâyihı tarafımızdan hayırla mükâfatlandırsın. Özellikle bizi Allâh-u Te‘âlâ’ya hidâyet eden ve bize bilmediğimiz nice şeyler öğreten Mahmud Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’ne hayırlı uzun ömür, sıhhat-ü âfiyet ve fevka’t-tecellî ihsân eylesin. Âmîn! Yâ Mu‘în! Elfe elfi Âmîn! Yâ Rabbe’l-âlemîn! Ezkâr ve De'avât Külliyâtı ve Duâ İlmihâli 2. Cilt Dâreyn Saâdeti Kazanmak İçin Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)'den ve Sâlihlerden Rivayet Edilen Fazîletli Sûre-i Celîle ve Âyet-i Kerîmelerden İbâret MUHTEVİYAT -Sabah ve Akşam Vakitleri Her Devrettiğinde Okunacak Sûre-i Celîleler, -Âyeti-i Kerîmeler, Fazîletli Duâlar ve Zikirler -Sâdece Sabahları ve Yalnızca Akşam Olduğunda Okunacaklar
946.00 ₺ -
Kuranı Kerimin Cevahiri Ve Düreri
Elinizdeki bu eser Huccetü’l-İslâm Muhammed el-Ğazâlî (Rahimehullâh)a âit olan çok kıymetli bir kitaptır. Kendisi bu eserinde Kur’ân-ı Kerîm’in cevherlerini açıklamış, böylece bizlere Kur’ân-ı Kerîm’in okyanusuna dalarak mücevherlerinden istifâde etmeyi öğütlemiş ve Kur’ân-ı Kerîm’in incilerinden ve nefis zînetlerinden, onun dünyâ ve âhiretteki bütün hayırlarından yararlanabilmeyi tenbihlemiştir. Dolayısıyla bu kitabın ünvânı, mevzûunun nefâsetine (konusunun nefisliğine), mazmûnunun şerâfetine (mânâsının şerefine) ve maksadının rif‘atine (gâyesinin ve hedefinin yüceliğine) açıkça delâlet etmektedir. Bu şâheser, Kur’ân-ı Kerîm’in âyet-i şerîfelerinin lübb-ü lübâbına müştemil (özünün özetine şâmil) bulunmaktadır ki bu âyet-i kerîmeler bu eserde iki kısımda ele alınmıştır. Birinci kısım; Kur’ân-ı Kerîm’in “Cevâhir”i (mücevherleri) hakkında olup, bu âyet-i kerîmeler husûsî olarak Allâh-u Te‘âlâ’nın Zât’ı, sıfatları ve ef‘âli (fiilleri, sanatları ve işleri) hakkındadır ki bu da ilmî (yâni amele tealluk etmeyip beyinde biten inanma ile alâkalı) kısımdan ibârettir. İkinci kısım ise; Kur’ân-ı Kerîm’in “Dürer”i (incileri) hakkındadır ki; bu âyetlerde de “Sırât-ı müstakîm”in beyânı (Allâh-u Te‘âlâ’nın dosdoğru yolu olan şerîat hükümlerinin açıklaması), Allâh-u Te‘âlâ’nın, kullarını mükellef tuttuğu amellerin îzâhı ve onlarla amel etmeye teşvîk bulunmaktadır ki; bu bölüm amelî (amellerle ilgili) kısımdan ibârettir. Zâten bu ikinci kısım birinci kısmın mütemmimidir (tamamlayıcısıdır). Allâh-u Te‘âlâ istifâdeye cümlemizi muvaffak eylesin. Âmîn!
445.00 ₺ -
4000 Sünnet Müstehab Ve Edepler 1.Cilt
Bütün hamdlerKur’ân-ı Kerîmi’nde: “(Ey insanlar!) Eğer siz Allâh’ı seviyor olduysanız, bana hakkıyla uyun ki Allâh da sizi sevsin (sizden râzı olup sevap versin) ve sizin için günahlarınızı örtsün.”(Âl-i İmrân Sûresi:31) demesini Habîbi’ne emir buyuran Allâh-u Te‘âlâ’ya mahsustur. Sonsuz salât-ü selamlar Irbâzibni Sâriye(RadıyallâhuAnh)dan rivâyet edilen bir hadîs-i şerîflerinde: “Sizden kim (benim ardımdan) yaşayacak olursa çok ihtilaf (fikir ayrılıkları) görecektir. (Şerîatte aslı olmayıp dînî konularda) sonradan çıkartılan (bidat) işlerden sakının.Çünkü şüphesiz onlar tam bir sapıklıktır. Artık içinizden her kim buna (ihtilaf zamânına) kavuşursa,benim sünnetime ve hidâyete erdirilmiş olan o râşidhalîfelerin sünnetine sarılsın. (Hattâ bununla da yetinmeyip) siz onları azı dişlerinizle ısırın.” (et-Tirmizî, es-Sünen, el-‘Ilm:16, rakam:2676, 4/408; EbûDâvûd, es-Sünen, es-Sünne:6, rakam:4607, 2/611)buyuran Rasûlüllâh(Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in, ona hakkıyla tâbi olan sahâbe-i güzînhazarâtının ve kıymetli Ehl-i Beyti’nin üzerine olsun. Âmîn! Elinizdeki bu kıymetli eser kendilerine îtimâd ettiğim ve çok güvendiğim fıkıh âlimlerinden; Hüsamettin Hoca Efendi, Fatih Hoca Efendi, Abdullah Hoca Efendi ve Emin Ali Hoca Efendi tarafından kaleme alınmıştır. Bu eserde, Rasûlüllâh(Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)Efendimiz’inbeyân ettiği hayat düsturları; sünnetler, müstehaplar ve edepler bir araya getirilmeye çalışılmıştır. Tabî sünnet ve müstehaplarihâta edilemeyecek derecede çok olduğundan bu hususta kimse iddiâda bulunamaz. Lâkin zâhir olan ve herkese lâzım olanlar bu eserde cemedilmişir. Allâh-u Te‘âlâ cümlemizi bu eserden müstefîd eyleyerek dünyâ ve âhiretimizimâmûr eylesin. Âmîn!
473.00 ₺ -
Mücerrebatı Senusi Tercümesi
Kuzey afrikada devrinin en büyük kelam alimi olarak tanınan, akaid sahasından birden çok eser telif edip bunları şerh eden ve daha başka birçok eseri olan Ebu Abdillah Muhammed ibnu Yusuf es-Senusi, sıkıntıların def olması ve hacetlerin husulu gibi birçok faydaların celbi için bir eser kaleme almıştır ki onun içerisinde birçok dua, zikir ve terkibi şerifler mezkurdur. Bu eserin adı el-mücerrebat olup MÜCERREBAT-I SENUSİ TERCEMESİ Cübbeli Ahmet Hoca efendinin kaleme aldığı son eserinde, tesirli tecrübe ile sabit olan faydalı dualar, zikirler, havas ve terkib-i şerifler yer almaktadır.
170.50 ₺ -
Kuranı Azim ve Tefsirli Kelime Meal 2.Cilt
Kuranı Azim ve Tefsirli Meali Şerifi 1.Cilt (Kırık Manalı ve Soru Edatlı) İsmailağa Yayınevi olarak, mürşidimiz Mahmûd Efendi Hazretlerimiz’in 36 senedir Rûhu’l-Furkan Tefsîri’ni kendileriyle birlikte yazdığı ilmî heyet tarafından Üstâdımız Mahmûd Efendi Hazretleri’nin usûlü üzere kaleme alınan “Kırık Mânâlı ve Soru Edatlı Kur’ân-ı ‘Azîm ve Tefsirli Meâl-i Şerîfi’ni siz değerli okuyucularımızın istifâdesine arz ediyoruz. Her cildinde 5 cüz bulunmak sûretiyle Kur’ân-ı Kerîm’in tamâmının 6 cilt içerisinde yayımlanacağı bu kıymetli eserin, şu anda çalışması devam eden diğer ciltlerini de inşâallâh en kısa zamanda neşredeceğiz. Allâh-u Te‘âlâ’dan, emeği geçenlere âfiyetle hayırlı uzun ömürler ihsân etmesini, onları bu hizmeti tamamlamaya muvaffak kılmasını ve tüm Müslümanlara ölmeden evvel Kur’ân-ı Kerîm’in tamâmını okuyup anlamayı nasîb etmesini niyâz ederiz. HAZIRLAYANLAR Cübbeli Ahmet Hoca, Ahmet Mahmut ÜNLÜ Ahmet Abdullah KOZLU Yusuf ÇELENER
438.00 ₺ -
Kuranı Azim ve Tefsirli Kelime Meal 1.Cilt
Kuranı Azim ve Tefsirli Meali Şerifi 1.Cilt (Kırık Manalı ve Soru Edatlı) İsmailağa Yayınevi olarak, mürşidimiz Mahmûd Efendi Hazretlerimiz’in 36 senedir Rûhu’l-Furkan Tefsîri’ni kendileriyle birlikte yazdığı ilmî heyet tarafından Üstâdımız Mahmûd Efendi Hazretleri’nin usûlü üzere kaleme alınan “Kırık Mânâlı ve Soru Edatlı Kur’ân-ı ‘Azîm ve Tefsirli Meâl-i Şerîfi’ni siz değerli okuyucularımızın istifâdesine arz ediyoruz. Her cildinde 5 cüz bulunmak sûretiyle Kur’ân-ı Kerîm’in tamâmının 6 cilt içerisinde yayımlanacağı bu kıymetli eserin, şu anda çalışması devam eden diğer ciltlerini de inşâallâh en kısa zamanda neşredeceğiz. Allâh-u Te‘âlâ’dan, emeği geçenlere âfiyetle hayırlı uzun ömürler ihsân etmesini, onları bu hizmeti tamamlamaya muvaffak kılmasını ve tüm Müslümanlara ölmeden evvel Kur’ân-ı Kerîm’in tamâmını okuyup anlamayı nasîb etmesini niyâz ederiz. HAZIRLAYANLAR Cübbeli Ahmet Hoca, Ahmet Mahmut ÜNLÜ Ahmet Abdullah KOZLU Yusuf ÇELENER
438.00 ₺ -
Delailül Hayrat Tercümesi Hafız Boy Ciltli
Hacı Halîfe (Rahimehullâh)ın beyânı vechile; Muhammed el-Cezûlî (Rahimehullâh)a âit olup Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem) husûsunda yazılmış olan bu kitap Allâh-u Te‘âlâ’nın âyetlerinden büyük bir âyettir. Meşrıklerde ve mağriblerde (doğuda-batıda) kırâatine devâm edilmektedir. Özellikle bilâd-ı Rûm’da (Osmanlı coğrafyasında) bu kitap çok mûteberdir.
400.00 ₺ -
Adabül Mürid Vel Murad Sohbetin Edepleri
Sonsuz ve nihâyetsiz hamdler bizlere rahmet olarak inzâl buyurduğu Kurân-ı Kerîminde : وَلَا تَمْشِ فِي الْاَرْضِ مَرَحًاۚ اِنَّكَ لَنْ تَخْرِقَ الْاَرْضَ وَلَنْ تَبْلُغَ الْجِبَالَ طُولً Yer(yüzünde)de kibirlice yürüme. Şüphesiz ki sen (ne kadar güçlü ve sağlam bir şekilde ayağını bassan da) aslâ yerde bir yarık açamazsın, (ne kadar kasılsan da) uzunluk bakımından dağlara da kesinlikle erişemezsin. (el-İsrâ Sûresi: 37) buyurarak bizlere yürürken dahî edebi gözetmenizi emreden Allâh-u Teâlâya mahsustur. Bî-had salât-ü selâmlar: مَا نَحَلَ وَالِدٌ وَلَدًا مِنْ نَحْلٍ أَفْضَلَ مِنْ َأَدَبٍ حَسَنٍ Hiçbir baba evlâdına güzel terbiyeden daha üstün bir hediye vermemiştir. (et-Tirmizî, es-Sünen, el-Birru ves-Sıla:33, rakam:1952, 4/338) buyurarak edep ve hayânın ehemmiyetine dikkat çeken Rasûlüllâh (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) Efendimizin, onun Ehl-i Beytinin ve sahâbesinin üzerine olsun. Kıymetli okurlarım! Elinizdeki bu eser; evvelden beri Büyük Şeyh Efendi es-Seyyid Muhammed Mustafâ İsmet Ğarîbullâh (Kuddise Sirruhû)nun Risale-i Kudsiyyende ismini, müellifinin adını ve medhiyesini gördüğümüz fakat kendisine muttalî olamadığımız bir eser idi. Bu fakir bu eseri bulmak için çok heves ettiysem de yoğun çabalarımıza rağmen ilk başta buna muvaffak olamamıştık. Daha sonraki araştırmalarımızda bu eserin Suûdî Arabistanda ve Mısırda olduğuna vâkıf olduk fakat oralardaki nüshalar henüz dijital ortama aktarılmadığından onları almaya muvaffak olamadık. Ardından araştırmalarımıza devâm ederken bu eserin Almanyadaki Leipzig Üniversitesinde bir nüshasının olduğunu öğrenince eseri oranın kütüphânesinden temîn edip Arapça olarak tahkîkine ve neşrine elhamdülillâh muvaffak olduk ki bu çalışma ile Mustafâ İsmet Ğarîbullâh (Kuddise Sirruhû)nun medhettiği bu eser ilk defâ basılmış olmaktadır. Mustafâ İsmet Ğarîbullâh (Kuddise Sirruhû) bu eseri ve müellifini Risâle-i Kudsiyye isimli eserinin 387. beytinde (sh:88) şöyle medhetmektedir. Ebû Bekr ibni Şeyh Sâlih Dâvûd, Hanbelîdir bu zât bir bahr-i Mabûd. Kitabı Âdâbül-Mürîdîn telîfî mevcûd, Bu bahs oldî zelîle anda meşhûd. İbadet sır olup Hakka gidelim, Cemâli bâ kemâle seyr idelim. Görüldüğü üzere; Mustafâ İsmet Ğarîbullâh (Kuddise Sirruhû) eserin müellifi hakkında Bahr-i Mabûd yâni İbâdet olunmayı hak eden Allâh-u Teâlânın deryâsı tâbirini kullanmıştır ki bu zât Ebû Bekr İbni Dâvûd el-Hanbelî es-Salihî (Rahimehullâh)tır. Terceme-i hâlinden kısaca bahsetmek gerekirse; müellifin tam adı Takiyyüddîn Ebus-Safâ Ebû Bekr ibni Dâvûd ed-Dimeşkî es-Sâlihî el-Hanbelî el-Kadirîdir. Bu zatın birkaç tâne eseri olmakla birlikte en meşhurlarından biri ed-Dürrül müntekal-merfû fî evrâdil-yevmi velleyle vel-üsbû adlı eseridir. Bu eser müellifin mahdûmu olan Abdurrahmân ibni Ebî Bekr (Rahimehullah) tarafından Tuhfetül-ubbâd ve edilletül-evrâd adıyla mufassalen şerhedilmiştir. Ben bu eserlerin de mahtût nüshalarını temîn edip sizler için hazırladığım Ezkâr ve Deavât Külliyâtında bunlardan nakiller yapmaktayım. Bu eseri, kendisinden haberdâr olmamıza vesîle olan Büyük Şeyh Efendimiz ve velî nîmetimiz es-Seyyid Muhammed İsmet Ğarîbullâh (Kuddise Sirruhû) Hazretlerinin rûhâniyetlerine ithâf etmiş bulunmaktayım. Dolayısıyla Allâh-u Teâlâ rûhâniyetini haberdâr eyleyip cümlemizi dünyâda himmetine, âhirette şefâatlerine nâil eylesin. Allâh-u Teâlâ ebedî olan âhiret hayâtımıza göre çok kısa olan şu dünyâda cümlemizi âmâl-i sâlihaya muvaffak eyleyip cennetiyle ve cemâliyle şerefyâb eylesin. Âmîn! 10 Muharrem 1441 / 9 Eylül 2019
198.00 ₺ -
Kuranı Kerimde Geçen Otuz Yedi Tehlilat
Kurân-ı Kerîmde Geçen ve Bütün Hastalıkların Şifâsı ve Belâların Defi İçin Okunacak Otuz Yedi (37) Tehlîlât (Kelime-i Tevhîd) Kur’ân-ı Kerîm’i bizlerin maddî-mânevî şifâsı için inzâl buyuran Allâh-u Te‘âlâ’ya sonsuz hamd-ü senâlardan ve: “Şifâsını Kur’ân’dan aramayana Allâh-u Te‘âlâ şifâ vermesin.” (es-Süyûtî, Câmi‘u’l-ehâdîs, rakam:23853, 21/407; el-Kurtubî, et-Tefsîr, 10/315; ‘Alî el-Müttakî, Kenzü’l-‘ummâl, rakam:28106, 10/9) buyuran Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz’e, Ehl-i Beyti’ne ve sahâbesine sınırsız salât-ü selâmlardan sonra! Herkesin mâlûmu olduğu üzere; zikirlerin en fazîletlisi Kelime-i Tevhîd’dir ki tehlîl de Kelime-i Tevhîd söylemekten ibârettir. Ulemânın tesbîti vechile; Kur’ân-ı Azîmüşşân’da 37 âyet-i kerîmede Allâh-u Te‘âlâ’dan başka ilâh bulunmadığını ifâde eden tehlîl zikri mevcuttur. İmâm-ı Beyyûmî ve Hâdimî (Rahimehumellâh) gibi bâzı ulemâ bunları okumanın bâzı havâs ve fazîletlerini beyân etmişlerdir. Abdülhakîm (Rahimehullâh) bu tehlîlâtı evliyânın kutbu Seyyid Ahmed er-Rifâ‘î (Kuddise Sirruhû)dan rivâyet etmiştir. Ahmed Zıyâüddîn Gümüşhânevî (Kuddise Sirruhû) da bütün evliyânın ve ulemânın hızb (vird)lerini cem ettiği 2000 sayfalık “Mecmû‘atü’l-ehzâb” isimli eserinin 1. cildinin 290-294. sayfalarında bu âyetlerin tümünü bâzı ilâvelerle berâber cem etmiş ve bu virde “Hızbü Tehlîlâti’l-Kur’âni’l-‘Azîm” ismini vermiştir. İşte biz bu risâlede sizlere bu hızbi, havâssını ve mânâlarını zikredeceğiz. Allâh-u Te‘âlâ cümlemizi bu tehliller hürmetine maddî-mânevî her türlü sıkıntıdan ve hastalıktan halâs eyleyip Kelime-i Tevhîd ile çene kapamayı bizlere nasîb eylesin. Âmîn!
88.00 ₺ -
El Kadr Suresinin Faziletleri
“Her kim Kadr Sûresi’ni okursa kendisine Ramazân (-ı Şerîf) ayını oruçla geçirmiş ve Kadir Gecesi’ni ihyâ etmiş kimse gibi ecir (sevap) verilir.” Ey kāri-i kerîm (Kıymetli Okuyucu)! Rahmân ve Rahîm olan adıyla (başlıyorum). Bütün hamdler âlemlerin Rabbi olan Allâh-u Te‘âlâ’ya mahsustur. Salât-ü selâm Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)e, Ehl-i Beyti’ne ve sahâbesinin tümünün üzerine olsun. Âmîn! Bizlere bin aydan hayırlı olan Kadir Gecesi’ni ihsân ettiğini bildirmek üzere Kadr Sûre-i Celîlesi’ni inzâl buyuran Allâh-u Te‘âlâ’ya sonsuz hamd-ü senâlar eder, Kadr Sûresi’nin nüzûlünün yegâne vesîlesi olan Muhammed Mustafâ (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)e ve Kadr Sûresi’ni en iyi sûrette tilâvet eden ashâbına, özellikle Kadr Sûresi’nin fazîletlerini beyân eden Ehl-i Beyti’ne sınırsız salât-ü selâmlar ederim. Şunu ifâde etmek isterim ki; bizlere Kadir Gecesi’nin bağışlandığını açıklayan Kadr Sûre-i Celîlesi’nin Allâh-u Te‘âlâ nezdinde ne kadar kadr-u kıymete sâhip olduğunu ve maddî-mânevî hâcetlerin husûlü (isteklerin meydana gelmesi) husûsunda bu sûreyi okumanın ne kadar çok havâssı (özel fazîletleri) bulunduğunu bugüne kadar mütâlaa ettiğim eserlerde görünce bu mübârek sûreyi ne zaman, hangi sayı üzere okumamızın bizlere dünyâ ve âhirette neler kazandıracağını beyân sadedinde bir risâle telîf etmeyi münâsip gördüm. Böylece risâlemiz beş bölümden derlenmiş oldu ki: Birinci bölüm: “Kadr Sûresi’nin Fazîletleri Hakkında Hadîs-i Şerîfler” başlığı altında kaydedilmiştir. İkinci bölüm: “Kadr Sûresi’ni Belli Vakitlerde Okumakla İlgili Sahâbe-i Kirâmdan, Ehl-i Beyt İmamlarından ve Meşâyihtan Rivâyetler” başlığı kaydıyla tasnîf edilmiştir. İmâm-ı Şâfi‘î’nin en büyük talebesi ve yakını İmâm-ı Müzenî (Rahimehümellâh) şöyle demiştir: “Bir kitap yetmiş kere gözden geçirilse de mutlakā onda bir hatâ bulunur. Çünkü Allâh-u Te‘âlâ Kendi Kitabı dışında hiçbir kitabın hatâsız olmamasına karar vermiştir.” Yine İmâm-ı Müzenî (Rahimehümellâh) şöyle demiştir: “(Üstâdım) İmâm-ı Şâfi‘î (Rahimehullâh)a (kendisine âit) ‘er-Risâle’ kitabını seksen kere okudum. Her keresinde illâ bir hatâ buluyordu. Bunun üzerine İmâm-ı Şâfi‘î (Rahimehullâh): ‘(Yâ Rabbi!) Beni (ilim cihetinden) ziyâde et. Allâh-u Te‘âlâ Kendi kitabından başka hiçbir kitabın sahîh (hatâsız) olmamasına kesin karar vermiştir.’ buyurdu.” (‘Abdülazîz el-Buhârî, Keşfü’l-esrâr ‘an usûli Fahri’l-İslâmi’lPezdevî, 1/9; İbnü ‘Âbidîn, Reddü’l-Muhtâr, 1/60)
253.00 ₺ -
Aişe Validemizin Evlilik Yaşı
Şu bilinsin ki; yaşamakta olduğumuz şu günlerde İstanbul Sözleşmesi’nin iptali söz konusu olunca eşcinselliği savunan birtakım guruplar Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz’in Âişe annemizle hâşâ çocuk yaşta evlendiği iftirâsını ortaya atarak Müslümanları rahatsız etmeye çalıştılar. Tabî ki bu, ilk olarak onların ortaya attıkları bir iftirâ değildir. Evvelce bâzı müsteşrik (özellikle dînî konularda doğu dünyâsının ilimlerini araştıran ve bâhusûs İslâm ilimlerini inceleyen) kâfirler de bu iftirâları dillendirmişlerdir ki Avrupa’da Dozy denen kâfir, Türkiye’de de evvelce müftülük yapıp daha sonra mürted olan Turan Dursun kâfiri bu konuyu gündeme getirmişlerdi. İşte biz şu anda tekrar hortlatılmaya çalışılan bu iftirâyı bu risâlemizde ilmî ve kavî (çok güçlü) delillerle inşâallâh çürüteceğiz. Biz bu risâlemizin birinci bölümünde Rasûlüllâh (Sallellâhu Te‘âlâ Aleyhi ve Sellem) Efendimiz’in dönemindeki evlilik yaşlarıyla ilgili genel mâlûmâtı üç babda değerlendireceğiz. İkinci bölümde ise Âişe (Radıyallâhu Te‘âlâ Anhâ) Vâlidemiz’in Rasûlüllâh (Sallellâhu Te‘âlâ Aleyhi ve Sellem) Efendimiz ile evlendiği dönemde yaşının büyük olduğuna dâir delilleri sekiz başlık altında sizlere arz edeceğiz. Maksadı hidâyete erişmek olanlara zikrettiğimiz deliller elbette yeterli gelecektir. Derdi fitne çıkarıp insanları İslâm’dan uzaklaştırmak olanlara ise cehennem kâfî gelecektir. Allâh-u Te‘âlâ bizlere husn-i ifâde, sizlere de husn-i istifâdeler nasîb eylesin. Âmîn! 1 Cemâziyelâhir 1442 / 14 Ocak 2021
126.50 ₺ -
İki Ayeti Kerimenin Sırları
Cübbeli Ahmet Hocaefendi'nin Yeni Kitabı 29 Harf Sadece Kendilerinde Bulunan, Bütün Dileklerin Kabûlüne ve Hastaların Şifâsına Vesîle Olan... "İki Ayet'i Kerime'nin Sırları"
126.50 ₺