-
Hz Peygamberin Sünnetinde Alternatif Çözüm Yolları
Bazı insanlar ibadetlerinin azlığı zannıyla ahiret hayatlarının hiç de kolay olmayacağını düşünerek kendilerini psikolojik bir baskı altında hissetmekte ve maalesef neticede toplumumuzda ümitsiz insan/müslüman tipleri ortaya çıkabilmektedir. Buna zemin hazırlayan sebeplerden biri de dînî ve dünyevî yönlerini yani hem peygamber hem de insan olduğu yönlerini dikkate almaksızın Hz. Peygamber’in (a.s) bütün söz ve davranışlarının din’in bir parçasıymış gibi kabul edilmesidir. Oysa Peygamberimiz içinde yaşadığı toplumdan hiçbir şekilde kopmamış hem dînî hem de dünyevî-insânî-ahlâkî-örfî konularda çözüm arayan insanlara bir çoğu evrensel nitelikteki değişik alternatifler sunarak bu yönüyle de onlara örneklik (üsve-i hasene/rol model) teşkil etmeye çalışmıştır. İşte bizi böyle bir çalışma yapmaya sevk eden en önemli sebep de insanlara İslamiyet’i “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız. Şüphesiz ki din kolaydır, kolay olanı olanı emreder” düsturunca, Allah ve Rasûlü’nün sunduğu kolaylıklar çerçevesinde güçlerinin yettiği kadarıyla yaşamakla yükümlü olduklarını, bizzat Hz. Peygamber’in uygulamaları bağlamında ihsas ettirme arzusudur.
162.50 ₺ -
İslam Hukukunda Kadınlara Yönelik Hükümler
Kadın konusu, hem dini sorumluluklar hem de haklar açısından günümüzde en çok tartışılan konulardan birisidir. İnsanlar, mutlu bir yuva kurup huzurlu bir hayat yaşama amacıyla evlilik yaparlar. Ancak birlikte aileyi oluşturan taraflar, zaman içerisinde hak arama mücadelesine başlamaktadır. Hâlbuki karı-koca birbirinden devamlı hak koparmak için çekişip duran iki düşman kutup değil, birbirini tamamlayan, yardım eden, destek olan, huzur ve moral kaynağı oluşturan bir bütünün iki yarım parçasıdırlar. Câhiliye döneminden sonra İslâm’ın başlatmış olduğu bu iyileştirme süreci Hz. Peygamber’in vefatıyla birlikte giderek artan düzeyde kesintiye uğramış, bir müddet sonra da zaman zaman câhiliye anlayışı nüksetmiştir. Bu tavrı Abdullah İbn Ömer’in şu sözünde görebilmekteyiz. “Peygamber zamanında bizimle alâkalı bir şey iner korkusuyla hanımlarımız hakkında ileri geri konuşmaktan, onlara dilediğimiz gibi davranmaktan çekiniyorduk. Peygamber vefat edince rahat davranmaya başladık.” Abdullah İbn Ömer’in bu sözü İslâm’ın gelişiyle kadınlara yönelik yapılan iyileştirmelerin peygamberin vefatıyla inkitaya uğradığını göstermektedir. Fıkhın oluşum ve tedvin döneminde bu bakış açısının etkisini göstermemesi düşünülemez. Hazırlamış olduğum bu eser, umarım hem meraklılarına hem de toplumun yarısını teşkil eden kadınların kendileriyle ilgili hükümleri derli toplu bir kaynakta bulup öğrenmelerine katkı sağlayacaktır. Kadınlarla ilgili hükümlerin kitapta yazılanlarla sınırlı olmadığını söyleyebilirim. Bununla birlikte ihtiyaç hâsıl olduğunda zaman içerisinde yeni başlıklar ilave edilecektir.
169.00 ₺ -
Kelam Tarihi ve Ekolleri
Kur'an-ı Kerim'in, tahrife uğramadan nesilden nesle aktarılması, Müslümanların en büyük şansıdır. İslam dini bu yönüyle, diğer dinlerin akıbetine uğramamış, kutsal kitabıyla birlikte Hz. Muhammed (as)'den nakledilen söz ve uygulamalar da, üzerinde bazı ihtilaflar olsa da büyük oranda kayıt altına alınmıştır. Ne var ki Hz. Muhammed'in vefatından sonra sahabe arasında ortaya çıkan siyasi ve sosyal çekişmeler çeşitli dini tartışmaların doğmasına sebep olmuştur. Bu ihtilaflar, itikadi açıdan büyük günah, iman, küfür ve kader gibi bazı konuların tartışılmasına neden olmuştur. Bu ilk tartışmalar etrafında hicri birinci asırda Haricilik, Mürcie, Kaderiyye ve Cebriyye gibi itikâdî fırkalar doğmuştur. Hicri ikinci asra gelindiğinde, yabancı din ve kültürlerle karşı karşıya gelinmiştir. Müslüman âlimler bu yeni inanç ve kültür ortamından zaman zaman istifade etmenin yollarını aramışlarsa da ilişki biçimi genellikle mücadele şeklinde seyretmiştir. Felsefenin İslam dünyasına girmesiyle birlikte bu etkileşim ve mücadele ortamı daha da yoğunlaşmıştır. Kelam ilmi böyle bir ortamda doğmuş, hicri ikinci asırda Mu‘tezile ekolü ilk kelâm mektebi olarak ortaya çıkmıştır. Bunun yanında Şia ve Ehl-i Sünnet kelam okulları da oluşmuştur. Ehl-i Sünnet de kendi içerisinde Eş‘arîlik ve Mâturîdîlik kelam okullarını doğurmuştur. Bu ekoller tarihi süreç içerisinde çeşitli değişim ve dönüşüm süreçleri geçirmiştir. Son asırlarda Müslümanların tarih sahnesinde etkin olamaması, yenilik düşüncesini harekete geçirmiş, son iki asırda Yen-i İlm-i Kelam arayışları ortaya çıkmıştır. İşte bu eser, Kur'ân'ın nâzil olmaya başladığı devirden başlayarak günümüze kadar seyreden tarihi süreçte inanç konularında yaşanan gelişmeleri, oluşan itikadi fırka ve ekolleri incelemektedir.
195.00 ₺ -
Sistematik Kelam
Kelâm, Allah'ın varlığı ve sıfatları, melek, peygamber, ilâhi kitap, âhiret ve kader gibi İslâm inançları ve dinin temel ilkelerini inceleyen bir ilimdir. Bu inançların rasyonel temellerini bulmak ve ileri sürülen itirazlara karşı cevaplar oluşturmak, hatta karşıt fikirlerin yanlışlığını ortaya koymak bu ilmin amaçları arasında yer alır. Bu açıdan Kelâm ilmi, dini ilimler içerisinde önemli bir yere sahiptir; hatta en değerli ilim (eşrefu'l-ulûm) olarak isimlendirilmiştir. İslâm düşüncesinin temelini inançlar oluşturur. Bu sebeple Kelâm'a dinin asılları anlamında usûlü'd-dîn de denilmiştir. Diğer bütün dini ilimler bu asıllar üzerine kurulur. Bunun yanında Kelâm ilmi, Müslümanların yabancı din ve kültürlerle yürüttüğü ilmi mücadelede önemli roller üstlenmiştir. İşte bu çalışma, düşünce tarihimizdeki bu kıymetli birikimi, İlâhiyat Fakültesi Öğrencileri ve bu alanda inceleme yapacak olan araştırmacılara sunmak için hazırlanmıştır. Eser, giriş ve üç ana bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde ana konulara hazırlık olması için varlık, bilgi ve istidlâl yöntemleri ele alınmıştır. Birinci bölümde ilâhiyyât bahisleri içinde yer alan, Allah'ın varlığı, isimleri, sıfatları ve fiillerine yer verilmiştir. İkinci bölümde nübüvvât, üçüncü bölümde semiyyât, dördüncü bölümde ise imâmet bahisleri incelenmiştir. Kelâm ilminin ana konuları açıklanırken önce kavramsal izahlara sonra problemlerin ortaya çıkışına yer verilmiş, daha sonra kelâm ekollerinin görüşleri akli ve nakli delilleriyle birlikte ele alınmıştır. Böylece okuyucunun meseleleri daha objektif bir tarzda öğrenmesi amaçlanmıştır. Eser aynı zamanda İlâhiyat Fakülteleri Lisans ve Uzaktan İlâhiyat Lisans Tamamlama (İLİTAM) programlarında ders kitabı olarak okutulmaktadır.
260.00 ₺ -
Hukuki (Fıkhî) İdarî ve Malî Boyutlarıyla Teverruk
İslam düşünce sisteminin, beşeri sistemlerden farklı olarak "eşyayı sevmek" yerine, "insanı sevmek" odaklı bir konuma sahip olması ekonomi-finans kavramlarını da farklılaştırmakta, bütüncül bir yaklaşım tarzı oluşturmaktadır. İnsanın ekonomi odaklı uğraşılarının sadece "ihtiyaç"ları gi dermek değil, "Allah'ın rızası"nı kazanmak şeklinde tezahür eden, İslam'ın ekonomi-finans anlayışı, bizi onun nev-i şahsına münhasır müesseselerini gün yüzüne çıkarmaya götürmektedir. Bu anlayıştan hareketler İslami bir finansal enstrüman olan "teverruk" modelinin fikhi yönleri yanında, idari (denetim) ve mali (muhasebeleştirilmesi-vergilendirilmesi) yönlerinin de okuyucuya sunulması, kitabın yayımlanmasında temel çıkış noktasını teşkil etmektedir.
162.50 ₺ -
İslam Mezhepleri Tarihi
İslâm Dini’nin birer düşünce okulu sayılan itikâdî ve siyasî fırkaları konu edinen İslâm Mezhepleri Tarihi disiplini, İslâm’da mezheplerin birer din değil, dinin birer yorumu demek olan beşerî nitelikli sistemler olduğunu, bu yüzden dinle asla özdeşleştirilemeyeceklerini ispat etmek suretiyle, mezheplerin birbirlerine düşman birer oluşum ya da düşünce özgürlüğü önünde birer engel değil, İslâm’ın belirlediği sınırlar içinde kaldıkları müddetçe birer zenginlik ve rahmet olduklarını ortaya koyarak önemli ve lüzumlu bir işlev görmektedir. Müslümanlar arasında farklı fikir, düşünce, anlayış ve dinî algılama biçiminden kaynaklanan mezhepler, İslâm dininin mensupları için birer alt kimlik unsurları olup, doğrudan İslâm’ın kendisi ile özdeşleştirilemezler. İslâm düşüncesinin teşekkül sürecinde ortaya çıkmaya başlayan ve tarihten günümüze mütemadiyen neşet eden mezhepler, dinin kişiden kişiye değişen farklı yorum biçimleridir ve asla dinin yerine ikâme edilemezler. Bu eserde İlk Mu’tezile, Hâricîler, Şîa, Mürcie, Mu’tezile, Cebriyye, Kaderiyye ve Ehl-i Sünnet Ekolleri’nden Selefiyye, Eş’ariyye ve Mâturidiyye gibi erken dönem İslâm toplumunda teşekkül eden ilk itikadî ve siyasî mezheplerin oluşum süreçleri, öncüleri ve görüşlerine yer verildiği gibi, Selefîliğin aşırı bir yorumu olan Vehhâbîlik ve İslâm orijinli olmakla beraber sonradan Yahudîlik, Hristiyanlık, Zerdüştlük, Mecusîlik, Hinduizm ve Maniheizm gibi çeşitli din, kültür ve doktrinlerden farklı düşünceleri bünyesinde bağdaştıran Nusayrîlik, Dürzîlik, Bâbîlik-Bahâîlik, Kâdiyânîlik-Ahmediyye ve Yezîdîlik gibi senkretik mezheplerin fikir ve görüşlerine de yer verilmiştir. Ayrıca bu eserde genel olarak Alevîlik, özel anlamda ise Anadolu Alevîliği, Alevî-Bektaşî inançları ile Alevîlikte âdap ve erkân konuları işlenmiştir.
260.00 ₺ -
Davet İlmi Giriş
Dâvet İlmi, İslâm'in insanlara ulaştırılmasının ve tatbikinin yollarını gösteren käide ve usuller bütünüdür. Bu ilim, doğuş itibariyle İslâmî ilimlerin en yenisidir, ancak konusu bakımında en önemlisi olduğundan bu ilmi tanıtan bir giriş kitabı yazma zarûreti hâsıl olmuştur. İslâmî dâvet, çoğu müslümanın anladığı ve pekçok dâvetçinin yaptığı gibi, sadece insanlara vaaz etmek, İslâm'ın fazilet ve âdâbını anlatmaktan ibaret değildir. Aksine o, doğduğu gün den beri esasları, hedefleri ve kaynaklarıyla temâyüz etmiş, köklü ilmî temellere ve kâidelere dayalı, şer'i kurallarla kayıtlı ilmî ve amelî bir harekettir. Bu sebeple dâvet için en sağlam metod, en güzel üslup ve en üstün vâsıtalar tercih edilmelidir. Zira dâvet, bütün peygamberlerin, özellikle de Sevgili Peygamberimizin ve ona basiretle tâbî olan âlimlerin yoludur. Türkiye'de, bazı ülkelerde olduğu gibi Dâvet Îlmi'ne tahsis edilen müstakil enstitü ve fakülteler bulunmamaktadır. Ancak ilk defa İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi'nde “Din Hiz metlerinde İletişim ve Tebliğ" adıyla bir yüksek lisans prog ramı açılmıştır. Elinizdeki bu kitap İslâm dâvetini dert edinen ve onu basiretle yapmanın yollarını öğrenmek isteyen müslümanlara rehberlik edecek bir el kitabi niteliğindedir.
169.00 ₺ -
Sünnet İnkarcılığı Bizi Nereye Götürür
Yanlış din anlayışı tarih boyunca ümmeti en çok uğraştıran problemlerden biri olagelmiştir. Yanlış din anlayışının tezahür ettiği konulardan biri de sünnettir. Hicri II. Asırda ortaya çıkan sünnet inkârcılığı, hâlâ ümmeti uğraştırmaya devam etmektedir. Esasen sünnet inkarcıları tarih boyunca fikirlerini meşrulaştırabilecek bir metodoloji ortaya koyamadıklarından hiçbir dönemde ciddi bir itibar görmemişlerdir. Ancak 20. yüzyılda İngiliz sömürgesi altındaki Hint alt kıtasında ortaya çıkan sünnet inkârcılığı konjonktürel nedenlerle sıra dışı bir ilgiye mazhar olmuş, başta o bölgede olmak üzere özellikle batı tipi eğitim görmüş Müslümanlar üzerinde etkili olmuş; zamanla İslam âleminin başka yerlerinde de taraftar bulmuştur. Ancak bu düşünceyi besleyen etkenlerin ortadan kalkmasıyla beraber geçen asrın sonuna doğru sönmeye başlayan bu zihniyet nedense son yıllarda yeniden köpürtülmeye başlanmıştır. Son yıllarda ülkemizde de sünnet karşıtlığını yapan grup ve kişilerin gittikçe artmaya başladığını, bunların İslâmi ilimler ve sünnet hakkında yeterli bilgiye sahip olmayan insanların kafasını karıştırdıklarına şahit olmaktayız. İşte bu çalışmada sünnet inkârcılarının hem Kur'ân ahkâmının anlaşılması ve yaşanmasında hem de İslâmi ilimlerin bütün alanlarında nasıl vahim ve yıkıcı sonuçlar doğuracağı somut delil ve verilerle ortaya konmaya çalışılmıştır
130.00 ₺ -
Gönenli Mehmet Efendi
Gönenli Hoca Efendi'nin sözleri, talebelerine yol gösterici, örnek olmaya sevk edici, onları toplum önderi (imamı) olmaya yönlendirici sözlerdir. Merhum Gönenli Hoca Efendi'nin bu sözlerini kıymetli talebesi Hafız-ı Kurra Rahim Arabacı toplamıştır. Ayrıca bu sözlerin ayet ve hadislerle açıklanması ve kitabın birinci bölümünde değişik konularla beraber dua örneklerinin de sunulması kitaba güzel bir renk katmış, okuyuculara faydalı bilgiler sunulmuştur. Bu yönüyle de özellikle İmam-Hatip Lisesi öğrencilerine faydalı olacağını ümit ediyoruz.
260.00 ₺ -
Ahkam Hadisleri
Dünü anlamak için olduğu kadar yarını kuşatmak için de önem arz eden tarihi bilgiyi değerlendirirken, tarih yazıcılığının yönlendirmelere açık olduğunu dikkatlerden uzak tutmamak gerekir. Bu bağlamda oryantalist araştırmacılarca ifade edilen “hukuki hadislerin önemli bir kısmının hicri ikinci asrın sonlarına doğru ortaya çıktığı”, “klasik hadis eserlerindeki ahkâm hadislerinin Şafii sonrası dönemde tedavüle girdiği” vb. iddialar esasen tarihe dikte ettirilen ve insanların zihin dünyalarını yönlendirmeyi hedef alan bir üst bakışın neticesidir. Elinizdeki eser, bu yönlendirmeler karşısında öncelikle “ahkâm hadisleri” terkibinin mahiyetini anlamaya odaklanmakta ardından da ahkâm hadisleri ile ilgili edebiyatın gelişim seyrini mümkün mertebe sade ve sistematik bir bütünlük içerisinde ele alıp incelemektedir. Hadis tarihini “ahkâm hadisleri” terkibi özelinde yeniden okumayı amaçlayan bu eserde temel amaç, modern hayat ve hadis/ sünnet ilişkisi bağlamında yöneltilen tenkitlere cevap oluşturabilmek maksadıyla okuyucuya Müslümanın sosyal yaşantısına yön veren ahkâm hadislerine ve edebiyatına dair giriş sadedinde bilgiler sunmaktır.
104.00 ₺ -
İlim ve Alim
Hz. Peygamber kendisinin muallim olarak gönderildiğini söylemiş ve ahirete irtihaline değin etrafındakilere mekân ayrımı yapmaksızın çeşitli vesilelerle ilim öğretmiştir. O, kendisinden en kısa bir sözün dahi olsa aktarılmasını istemiş, bunu yapanların yüzünün ağarması için Allah’a dua etmiştir. Onun bu tavsiyesinin bir sonucu olarak Müslümanlar, başta hadis olmak üzere ilim adına her şeyi sahiplenerek peşine düşmüşlerdir. Hz. Peygamber’e dair ne varsa toplama çabasında olan muhaddisler ise hadislerde yer alan ve bu çabaların arka planını oluşturan ilme dair metinleri bir araya getirmeyi ihmal etmemişlerdir. Bu gayretler hadis kaynaklarında “Kitâbü’l-İlm” başlığı ile kendisine yer bulmuştur. Nitekim böyle bir bab başlığı, Tirmizî’nin Câmi‘inde de bulunmaktadır. Hatta günümüzde bazı ilahiyat fakültelerindeki hadis derslerinde, Tirmizî’nin “Kitâbü’l-İlm”i okutulmaktadır. Bu sebeple söz konusu esere dair bazı notların iki kapak arasına girmesinin faydalı olacağı düşünülmüştür. Öğrencilerimizin elinde derli toplu bir kitap bulunması arzusunun yanında farklı kesimlerden hadisle ilgilenenlerin istifadesi de bu çalışmanın beklentileri arasında yer almaktadır. Bu amaçla klasik hadis kaynaklarından biri olması hasebiyle Tirmizî’nin “Kitâbü’l-İlm” bölümü, hadis tekniği açısından kısaca ele alınmıştır.
227.50 ₺