-
Makalatul Kevseri 2 Cilt Takım
Allâme Muhammed Zâhid el-Kevserî, çağdaş dönemde İslâmî ilimlerin hemen bütün sahalarında mümtaz bir birikim ortaya koymuş, eserleriyle ümmetin ilmî ve fikrî dünyasına yön vermiş müstesna bir âlimdir. O, yalnızca kendi zamanında karşılaşılan ilmî ve fikrî meydan okumaları cevaplamakla kalmamış, aynı zamanda bizden sonraki nesillerin de yüzyıllar boyunca istifade edebileceği bir ilim mirası bırakmıştır. Bugün onun kaleminden çıkan makâleleri okuyan herkes, ilmî titizliğin, kaynaklara vukûfiyetin ve hakikate bağlılığın ne demek olduğunu adeta canlı bir şekilde müşâhede etmektedir.Kevserî merhûmun en önemli çalışmalarından biri olan Makâlâtu’l-Kevserî, İslâmî ilimlerin hemen her sahasına temas eden, konulara derinlikli yaklaşan ve hem talebe hem de muallim için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı niteliği taşıyan bir eserdir. İnanç esaslarından kelâma, tefsîrden hadîse, fıkıhtan güncel tartışmalara, tarih ve biyografiden ümmetin fikrî meselelerine kadar geniş bir alanı kuşatan bu makâleler, okuyucuya yalnızca ilmî bilgi sunmamakta; aynı zamanda zihnini diri tutmakta, fikrî berraklık kazandırmakta ve hakikati arama şevkini kamçılamaktadır.
1000.00 ₺ -
Hz Peygambere veya Sahabilerden Birine Sövmenin Hükmü
Elinizdeki tahkîki yapılmış olan bu eser, büyük âlim İbn Âbidîn’in telif etmiş olduğu Tenbîhu’l-Vulât ve’l-Hukkâm ‘alâ Ahkâmi Şâtimi Hayri’l-Enâm isimli kitabıdır. Bu risâle, müstakil bir şekilde basılmış olmayıp İbn Âbidîn’in birkaç risâlesi ile birlikte basılmıştır. Hacim olarak küçük, ancak büyük faydaları haizdir. İbn Âbidîn, bu risâlesinde Hanefî âlimlerin Hz. Peygamber’e ve sahâbîlere dil uzatanlar hakkındaki görüşlerini aktarmış, çok güzel ve faydalı bir eser ortaya koymuştur. İki bölümden oluşan eserin birinci bölümünde Rasûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem)’e sövmenin hükmü, ikinci bölümde ise Sahâbîlere sövenin hükmü büyük Hanefî ulemâsının görüşleri ışığında ele alınmıştır.
200.00 ₺ -
Et Tasrih
Îsâ (aleyhisselâm)’ın nuzûlü konusu, asırlardır inkârına kadar varan tartışmalara sebep olmuştur. Nice âlimlerimiz bu konuda yazılar yazmış, hatta ilk dönem ulemâsı Îsâ (aleyhisselâm)’ın nuzûlüne inanmanın vâcib olduğuna kâil olmuş ve İmam Tahâvî’nin Akâid Risâlesi başta olmak üzere nice akâid kitaplarında da bu hakîkat yer almıştır. Yirminci asrın yetiştirdiği çok değerli ve kıymetli âlimlerden biri olan Allâme Muhammed Enver Şâh el-Keşmîrî ise, tüm kitaplardan derlediği Îsâ (aleyhisselâm)’ın nuzûlü hakkındaki hadisleri bir araya getirerek, kendinden önce görülmemiş bir eser ortaya koydu. Kendisinin tespit ettiği hadislerin sayısı yetmiş beş tanedir. Ardından son asrın en önemli muhaddislerinden biri olan Halebli meşhur Abdulfettâh Ebû Ğudde ise çok dakik ve ince araştırmalar neticesinde bu kitaba tahkîk, tahrîc, tashîh ve ta’lîk yaparak öyle bir değer kattı ki, eserin bir benzerini bulmak gerçekten zordur. Ebû Ğudde ayrıyeten on bir hadis ve otuz beş âsâr (Sahâbe ve Tâbiîn sözleri) tespit ederek sayıyı 121’e (yüz yirmi bir) tamâmladı. Bu sayede Nuzûl-i Îsâ’nın tahakkuk edeceğine dair gelen haberlerin mutevâtir olduğu isbat edilmiş oldu. Binâenaleyh bu kesin delilden sonra Nuzûl-i Îsâ’yı inkâr edenin ne derece alçalacağını siz düşünün.
225.00 ₺ -
Son Halifenin Dramı
Elinizdeki eser, Manavoğlu Nevres Bey tarafından 1924 senesinde yazılmış olup, son Osmanlı halifesi Abdülmecid Efendi ve ailesinin bir gece ansızın ülkeden çıkarılmalarını anlatıyor. Türkiye'ye sokulması yasaklanan elinizdeki eser, Osmanlıca aslı, latinize hali ve sadeleştirilmiş nüsha şeklinde yayınlandı.
90.00 ₺ -
Yeni İlmi Kelam
"Bu kitap veciz ve muhtasar olmakla birlikte modern batı düşüncesinin yaydığı sapıklıkların temellerine değinmektedir. Bu sapıklıklar özellikle batı kültürünün kucağında yetişen ve yeni felsefenin sütüyle beslenen kimselerin kalbinde dinî inançlara dair güven binasını sarsmıştır. Dolayısıyla bu gibi kimseler dinî inançların ilim ve akla ters düştüğünü uzman bilim adamlarının şu yüksek medeniyet asrında yaptıkları yeni keşiflere karşı duramayacağını zannetmeye başlamışlardır. Ben bu kitabı mütalaa ettikten sonra merhûm Şeyh Muhammed Eşref Ali et-Tehânevî'nin bu kitapta şerhettiği aslî noktaların modern batı düşüncesinin yaydığı sapıklıkları çürütmeye yeterli olduğunu gördüm. Hakkı ve gerçeği bulmak için bu kitabı aceleye getirmeden iyice inceleyen kimsenin modern batı düşüncesinde Kitâb ve Sünnet'le çatışan kusurları inşâAllah tespit edebileceğini anladım. Ayrıca İslâm akâidinde akl-ı selîme veya sabit müşahedelere ters düşecek bir şey olmadığını görebileceği sonucuna vardım."(Muhammed Takî el-Osmânî)
175.00 ₺ -
Tekfir Ahkamı ve Zarüriyyatı Diniyye Meseleleri
Elinizdeki eser, kendi vâkıasında (Müellifin yaşadığı zamanda karşılaştığı Kâdiyânî fitnesi bağlamında) zarûriyyât-ı dîniyyeyi inkâr veya muhalefet edenlerin muayyen olarak tekfir edileceği, te’vîl ve cehaletlerinin mazeret olarak kabul edilmeyeceği, ideolojilerini dava edinerek Müslümanları saptırıp küfre sürükledikleri için ümmetin maslahatına binâen bu mülhidleri ismen zikredip dünya kamuoyuna ilan ve ifşâ etmenin şer’î bir vecîbe olduğunu en ince ayrıntısına varıncaya kadar işliyor. Bu kitabın Müslümanlara katacağı en önemli şeyin, kendi vâkıalarındaki güncel şirk ve küfür ideolojilerini tanıma gayreti ve ona göre İslâmî bir duruş sergileme şuur ve azmi oluşturacağı kanaatindeyiz.
200.00 ₺ -
Gözyaşı Denizi
İmam Ebul Ferec İbnu'l Cevzî bu kitabında namazın terki, faiz alıp vermek, içki bağımlılığı, insanlara zulmetmek gibi günahlara değiniyor; bu günahlardan sakınmaya ve mümkün olduğunca uzak durmaya davet ediyor. Böylece insan, bu günahların zıddıyla yani salih amellerle süslenerek Allah'ın istediği şekilde günahlardan arınmış ve şeytanın saptırmasına karşı uyanık davranarak hak yolda yürümeyi başarmış olur. Ayrıca İbnu'l Cevzî, kitabın sayfaları arasına günahkârların tövbelerini, pişmanlıklarını anlatan hikâyeleri serpiştirmiş ve işledikleri mâsiyetler sebebiyle gözlerinden akan yaşların oluşturduğu gözyaşı denizini bize tasvir etmiş. Ama ne gözyaşı! Yerin ve göğün Rabbiyle karşılaşacakları günün korkusu sebebiyle olan ağlamalarını ve inildemelerini kitaba dökmüş.
150.00 ₺ -
Yahudi Casusu Suzy Liberman
Suzy Liberman’ı okurken bugünü göreceksiniz. Dün cephe arkasında idealleri uğrunu ırz ve namusuna hiçe sayıp düşmanlarını (Müslüman Türk Evlatlarını) yoldan çıkartıp hedefine ulaşmaya çalışan suzy’ler, bugün ise çağdaş yaşamda genç beyinleri uyuştu- rup, heva ve heveslerine yönlendiren suzyleri göreceksiniz. Üreticilik çağına girmiş nice genç beyinler internet, tv, magazin, radyo, gazete ve sinemalar aracılığı ile suzylerin tuzağına düşürülüp, tüketici olmaktan öteye geçmalerine müsaade edilmemektedir. Genç beyinler, bin bir türlü cilveleri ile birden çok cepheden taarruza uğramaktalar. Bu taarruzun boyutu satırlar arasında sırıtacaktır. Dün suzy Yahudilerin arasından çıkmıştı. Bugün bizden ve bizim içimizden çıkıyormuş gibi gözükmekte. Dün suzy bin yıllık İsrael için kendini feda etmekteydi. Bu gün çağdaş Suzy’lerse para-şan-şöhret için yaptığı izlenimi vermekte. Bu gafiller dünya çapındaki kapital çarka kendileriyle beraber binlerce taze ve üretken genç beyinleri çekip sel gibi cehenneme akmaktalar. Gençlerse ülkelerine ve milletine yaptıkları gizli ihanetin farkına varamadan Allah’ın kendilerine verdiği nimetleri heva ve hevesleri uğruna harvurup harman savurmaktalar. Sanki gençlikleri hiç bitmiyecekmiş gibi oyun çemberinde küçülüp gitmekteler.
135.00 ₺ -
Bütün Açıklığıyla İnönü Savaşları ve Hakiki Kahramanları
İlk baskısı Cevat Rıfat Atilhan’ın vefatından bir yıl sonra oğlu Atilla Atilhan tarafından 1968’de yapılan Bütün Açıklığıyla İnönü Savaşları ve Hakiki Kahramanları adlı kitapçık yeniden buluşurken giderek hararetlenen İnönü tartışmalarına cepheden bir katkı sunuyor. Resmi tarihin tabularından birini daha sarsıyor... Menderes’in İnönü’yü tarihte hak ettiği yere oturtma çağrısına tarih alanında cevap veren Cevat Rıfat Atilhan’ın İnönü Savaşları’nda İsmet İnönü’nün hemen hiçbir rolü olmadığı gibi iyi ki olmadığını, aksi halde ona rağmen kazanılan bu savaşların da kaybedileceğini “bütün açıklığıyla” ortaya koyan kitapçığı şimdi elinizde.
75.00 ₺ -
Neo Selefilere Reddiyye
Kevserî merhûmun en önemli çalışmalarından biri olan Makâlâtu'l-Kevserî, İslâmî ilimlerin hemen her sahasına temas eden, konulara derinlikli yaklaşan ve hem talebe hem de muallim için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı niteliği taşıyan bir eserdir. İnanç esaslarından kelâma, tefsîrden hadîse, fıkıhtan güncel tartışmalara, tarih ve biyografiden ümmetin fikrî meselelerine kadar geniş bir alanı kuşatan bu makâleler, okuyucuya yalnızca ilmî bilgi sunmamakta; aynı zamanda zihnini diri tutmakta, fikrî berraklık kazandırmakta ve hakikati arama şevkini kamçılamaktadır. Elinizdeki bu çalışma, söz konusu kıymetli külliyatın, "NEO SELEFÎLERE REDDİYYE -Teşbîh, Tecsîm ve Mezhepsizlik Fitnesi-" başlığı altında ihtisar edilmiş ve özellikle günümüzde yaygınlık kazanan tecsîm, teşbîh ve bid'at akîdelerine karşı yazılmış reddiyyelerin bir araya getirilmiş hâlidir. Bu özet çalışma, Kevserî'nin, Ehl-i Sünnet'in berrak akîdesini müdafaa etmek, selef-i sâlihînin sahîh i'tikâdını ortaya koymak ve onun adına ortaya çıkan çağdaş sapmaları temyiz etmek noktasındaki keskin ferâsetini, engin ilmî birikimini ve mücadeleci üslûbunu gözler önüne sermektedir. Müellif, Dârimî, İbn Teymiyye, İbn Kayyim gibi isimlerin görüşlerini ve onların modern takipçilerinin iddialarını, delilleriyle çürütmekte; tenzîh akîdesini, usûl imamlarının ortak kabulüne dayanarak en sağlam şekilde temellendirmektedir.
200.00 ₺ -
İmam Ebu Cafer Et Tahavi Hayatı Ve Eserleri
Hanefî imâmlarının biyografileri tarih boyunca Terâcim ve Menâkib kitaplarında yazılmıştır. Bilebildiğimiz kadarıyla imâmların sîretlerini ilmî kaidelere göre müstakil olarak yazan ilk kişi Muhammed Zâhid el-Kevserî’dir. Kevserî merhûm; İmâm Ebû Yûsuf, İmâm Muhammed b. Hasan, İmâm Zufer b. Huzeyl, İmâm Muhammed b. Şucâ’ es-Selcî, İmâm Hasan b. Ziyâd el-Lu’luî, İmâm Tahâvî ve Bedreddîn el-Aynî’nin (radiyallâhu anhum) sîretlerini müstakil çalışmalar hâlinde yazmıştır. Bu kitaplar sadece biyografi eserleri olarak düşünülmemelidir, Kevserî hepsinde de Ehl-i Sünnet akîdesinden usûl-i fıkıh konularına kadar tarihî ve güncel birçok meseleye temas etmiştir. İmâm Kevserî tercümesine hizmet ettiğimiz “el-Hâvî fî Sîreti’l-İmâm Ebî Ca‘fer et-Tahâvî” kitabını 3 Şa’bân-ı mubârek 1368 (31 Mayıs 1949)’da tamamlamıştır. Kitapta İmâm Tahâvî’nin nesebi, yaşı, hadîs ve ilim aldığı hocaları, kendisinden ilim alan ashâbı/talebeleri, kâdılar ve hâkimlerle olan münasebetleri, onun hakkında söylenenler, yazmış olduğu eserler ve vefâtı incelenmiştir.
150.00 ₺ -
Keşful Esrar Fi Şerhi Risalei Birgivi
Birgivi, bu eserinde, içine zamanla felsefî konular da girmiş bulunan Kelâm'dan, her Müslüman için lüzumlu olan i'tikâdî mes'eleleri ve geniş fıkıh kitaplarından, amelî konuları seçerek, herkesin anlayabileceği bir şekilde ifade etmiştir. Bu durum onun mezkûr ilim dallarındaki üstün bilgisini ortaya koyduğu gibi, halk eğitimi açısından da önemli bir husustur. Zira modern pedagojide de öğretilecek konuları halkın anlayabileceği bir ifâde ile açıklamak (vülgarize etmek) esastır. İlmin anlaşılabilir olması, fikrin yaygınlaşmasını, çevre kazanmasını sağlar. Bu kolaylaştırma ve özetleme çabası Birgivî'nin Arap gramerine dâir eserlerinde de müşâhade edilir ki, o devre göre bu bir yeniliktir. Bu sebepledir ki, Birgivî'nin yazdığı kitaplar, özellikle Vasiyetnâme'si, Arap gramerine dair eserleri ve Tarîkat-i Muhammediyyesi, dört yüz küsur seneden beri okunmuş ve okunmaktadır. Son günlerde, Mâturîdîlik hakkındaki çalışmalarıyla tanıdığımız gayretli kardeşim Melikşah Sezen'in Birgivî Risâlesi üzerine Ali Sadrî el-Konevî'nin yazdığı şerhi yayına hazırlamasını görmekle bahtiyar oldum. Zira birkaç kişi, Vasiyetnâme'nin neşre hazırlanmasını benden de istemişti. Melikşah Sezen kardeşimizin bu çalışması bizi mesuliyetten kurtaracak diye düşünüyorum. Ayrıca onun, son zamanlarda Birgili Mehmed Efendi hakkındaki bazı tutarsız yayınlara cevap olacak ifadeleri de gerçeklerin ortaya çıkması için yapılması gereken ilmî bir çalışmaydı. Prof. Dr. Ahmet Turan ARSLAN Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi İslâmî İlimler Fakültesi Dekanı
175.00 ₺ -
Tarihten İbretler
İmâm Kevserî, tercümesini sunduğumuz “Min ‘İberit-Târîh” adlı bu küçük risâlesini 14 Muharrem 1367’de (28 Kasım 1947) tamamlamıştır. Eserde; Hz. Peygamber ve ashâbının dini muhafaza etmekteki sabırları, Yahûdîler’in hileleri, Abdullah b. Sebe ve ortaya çıkardığı fitneler, Ubeydîler’in ortaya çıkardığı fitneler, İslâm’ı içten yıkmaya çalışan Yahûdîler, İslâm düşmanlarının yöntemleri, Haçlı Savaşları, Oryantalizm, siyer ve haber kaynaklarının güvenirliği, dinler arası konferanslara katılmanın tehlikesi ve başka mühim konular işlenmiştir.
100.00 ₺ -
Batiniyye Fırkasının Sırlarının ve Karmatiler Hakkındaki Haberlerin İfşası
Batiniyye Fırkasının Sırlarının ve Karmatiler Hakkındaki Haberlerin İfşası Bâtiniyye ve Karâmita fırkaları, onları İslâmî fırkalardan kabul edenlerin nazarında, İslâm için en tehlikeli fırkalardandır. İşin özünde onların davası, İslâmî görünümle Müslümanların arasına sızan Fârisî Mecûsîler tarafından tesis edilmiştir. Bu Fârisîler, İslâm’ın kökünü kazımak için gizli cemiyetler kurdular, Müslümanların avamı arasında tehlikeli bir şekilde propagandalarını yaydılar, pirüpak olan Ehl-i Beyt’in adını kullanarak ve kendi dönemlerinde Ehl-i Beyt’e zulmeden fasık yöneticilerden intikam almak bahanesiyle zayıf akılları kandırdılar. Bu tehlikeli propagandalarının Müslümanlar arasında etkili olması neticesinde taraftarlarının ve askerlerinin sayısı arttı. Bu taifeler ve akîdeleri (ideolojileri) hakkında araştırma yapan bazı tarihçiler büyük ihtilaflara düştüler. İhtilafın sebebi ise bu iki grubun akîdesinin gizli olmasıdır. Hatta akîdeleri hakkındaki ihtilaf bir yana bu kişilerin isimleri hakkında bile ihtilaf söz konusu olmuştur. Zira onların liderlerinin isimlerini tahkîk etmeye ve akîdelerini ortaya çıkarmaya çalışan kişi sayısız zorlukla karşılaşıyor ve susuzluktan takati kesilen kişi, susuzluğunu giderecek hakikatin çok az bir kısmını bulabiliyor.
90.00 ₺ -
Mevkiful Akl 4 Cilt Takım
Elinizdeki kıymetli eser Osmanlı Devleti’nin yıkılma sürecinde Şeyhu’l İslâm olan, ilmî çalışmalarının yanında, Batılılaşmanın çok yoğun olduğu, ulemânın etkisinin tükendiği ve nihâyet İslâm’ı devletten ayırarak Türkiye’nin laik bir düzene geçtiği dönemde mücadelesini bütün imkanlarıyla sürdürmüş, kendisinden sonra gelen nesillere güzel bir örneklik bırakmış olan Şeyhu’l İslâm Mustafa Sabri Efendi (rahmetullâhi aleyh)’e aittir. Kendisi vatanından ayrılıp Mısır’a gittiğinde en azından el-Ezher gibi köklü bir kuruma ev sahipliği yapan Mısır’daki ilmî havzanın mensuplarının daha şuurlu olmasını beklerken, aksine boğazına kadar akide ve fikirde sapmış, siyasi bakışta Batıcılaşmış bir ortam buldu. Orada geçirdiği yıllar içinde birçok kitap yazan Şeyhu’l İslâm, gerek modernistlere yönelik tenkidleri, gerekse hilâfeti müdafaa ettiği yazılarıyla geriye hatırı sayılır bir külliyât bıraktı. Yazdığı kitapların en önemlisi ve de hacimlisi ise elinizdeki Mevkıfu’l Akl isimli meşhur eseridir. Müellif merhum, eserinin muhtevasını 4 bölüme ayırmış ve şöyle demiştir: “1- Allah’ın varlığını ispat meselesi... Hem de pozitif ilimlerden daha alt derecede olmayacak hatta bunları aşacak kıymet ve kuvvette ilmi olarak ispat etmek, 2- Vahdet-i vücud meselesi ve bu anlayışın doğduğu kaynak, 3- Mucizenin mümkün olması meselesi. Bununla beraber nübüvvetin ispatı, içinde yaşanacak ba’s, haşr, mükâfat ve azap hususlarıyla beraber ahiret hayatının ölümden sonra dirilmenin ispatı... 4-Dini devlet işlerinden ayırmayı, İslâm kabul eder mi, ümmetin maslahatı bu ayırımı gerektirir mi yoksa men mi eder meselesi...”
1760.00 ₺ -
Kader Meselesindeki Hatalı Görüşlerin Tashihi
Elinizdeki eserde büyük âlim Muhammed Zâhid el-Kevserî, Şeyhu’l İslâm nâibi olduğu Mustafa Sabri Efendi’nin kader ve irade, ihtiyar gibi konularda müdâfaa ettiği görüşleri ilmî bir dirâyetle reddetmekte, Mustafa Sabri Efendi’ye büyük bir ihtiram duymasına rağmen hakkın hatırını üstün tutmaktadır. Merhûm Mustafa Sabri Efendi’nin yaşadığı sıkıntılardan ötürü kader konusunda Cebriyye mezhebine meylettiği ifade edilen kitap, hacmi küçük ancak muhtevâsı bakımından zengin bir eserdir.
100.00 ₺ -
Makalatül Kevseri Tahkik Yayınları
İslâm kültür ve medeniyetinde önemli birçok eserin neşredilmesine katkıda bulunan Allâme Muhammed Zâhid el-Kevserî, aynı zamanda önemli eserler te’lîf eden velûd bir âlimdir. Müellif, Kahire’de vefât ettiği 11 Ağustos 1952 tarihine kadar modernistlere karşı duruşunu bozmayarakgünümüzde aktüel değerini koruyan birçok meseleyi makalelerinde çözüme kavuşturmaya çalışmıştır. Bu makaleler, birçok defa Makâlâtu’l-Kevserî adıyla neşredilmiştir. Kevserî, kelâmdan İslâm hukukuna, hadisten tefsire kadar hemen her alanda günümüzde Müslümanların zihninde istifham oluşturan problemlere çok güzel ve orijinal izahlar getirmiştir. Söz konusu makalelerin büyük bir kısmının hâlâ tercüme edilmemiş olması, bu önemli ve nadide eserin Türkçe’ye kazandırılmasını adeta zorunlu hâle getirdiğini arz etmek isteriz. Elinizdeki tercüme, Makâlât'ta yer alan bütün makaleleri ihtivâ etmekte olup, eksiksiz ve tam metin tercümedir.
200.00 ₺ -
İmam Muhammed Eş Şeybanî Hayatı Ve Eserleri
İmam Kevserî elinizdeki “Bulûğu’l-Emânî fî Sîreti’l-İmâm Muhammed b. Hasan eş-Şeybânî” kitabını 9 Saferu’l-Hayr 1355 (1 Mayıs 1936) tamamlamıştır. Kitapta İmâm Muhammed’in nesebi, yaşı, İmâm Ebû Hanîfe’ye talebeliği, İmâm Mâlik’e olan talebeliği, hadis ve ilim aldığı şeyhleri, kendisinden ilim alan talebeleri, kâdılık vazifesine getirilmesi ve halifelerle olan münasebetleri, ictihâddaki konumu, onun hakkında söylenenler, yazmış olduğu eserler ve vefâtı incelenmiştir
150.00 ₺ -
Talak Ahkamı Bir Lafızla Verilen Üç Talak Meselesi
Elinizdeki eserde İmâm Kevserî'nin iki risâlesi tercüme edilmiştir. Birincisi Şeyh Ahmed Muhammed Şâkir’in (1892-1958) Nizâmu’t-Talâk fi’l-İslâm adlı eserine reddiyye olarak 20 Rebîu'l-Âhir 1355 (10 Temmuz 1936) tarihinde yazdığı “el-İşfâk ‘alâ Ahkâmi’t-Talâk” adlı risâledir.İkincisi ise talâk ve nikâh konusunda ikrâhın hükmü hakkında İmâm Ebû Hanîfe’nin (ö. 150/767) görüşünün açıklanması ve İbn Hazm’ın (ö. 456/1064) bu konudaki görüşlerinin tenkidine dair 11 Rebîu'l-Evvel 1366 (2 Şubat 1947) tarihinde kaleme aldığı “el-İfsâh ‘an Hukmi'l-İkrâh fi't-Talâk ve'n-Nikâh” adlı risâledir.
150.00 ₺ -
Parlak Kılıç İbn Teymiyye Ve İbnul Kayyimin İtikadi Görüşlerine Reddiye
Âlimler, bâtıl fikirlere karşı insanların i’tikâd ve amellerini korumak maksadıyla ilk asırlardan beri reddiyyeler yazmışlardır. İmâm Takiyyuddîn es-Subkî de kendi asrında kabrinde uyumakta olan tecsîm ve teşbîh akîdesini uyandırmak isteyenlere karşı üzerine düşen vazifeyi yapmış, es-Seyfu’s-Sakîl adlı bu eserinde olduğu gibi İbnu’l-Kayyim’e, başka eserlerinde de hocası İbn Teymiyye’ye on civarında reddiyye yazmış, hatta kendisinin buna mecbur kaldığını söylemiştir.Geçtiğimiz asırda, dinin i’tikâd ve amelini savunan, İslâm’ın bu zamana kadar gelmesine ön ayak olan büyük âlimleri müdafaa edenlerin en başında gelen Muhammed Zâhid el-Kevserî de İmâm Takiyyuddîn es-Subkî’nin yarım bıraktığı eserini tamamlayarak üzerine düşen vazifesini îfâ etmiştir.
300.00 ₺ -
Mücessimeyi Susturmak;İbn Teymiyye Eleştirisi
Kudâme b. Cafer el-Bağdadi (ö.948) tarafından kaleme alınan bu kitap İslam tarihinin en eski kaynaklarındandır. Maalesef sadece ikinci yarısı bize ulaşmıştır. Bu kısımda İslam tarihinin ilk üç asrındaki fetihlerden, devlet idaresinden, coğrafyadan, vergi sahalarından, devletin gelir kaynaklarından, şehirler arasındaki masraflardan, devlet dairelerinin (divanların) bir kısmından bahsedilir. Vergiler, diğer hukuki konular, vergi miktarları hakkında da değerli bilgiler verilir. Bu önemli kaynak ülkemizde pek tanınmamaktadır. Tercümesini vermekle kültür tarihimizdeki bir boşluğu doldurmak istedik.
60.00 ₺