-
Bütün Yönleriyle Savaş
Savaş, insanlık tarihinin en kadim olgularından biridir. Kimi zaman fetih, kimi zaman savunma, kimi zaman da kimlik ve varlık mücadelesi olarak tezahür eden savaş, dinî, siyasî, felsefî ve toplumsal boyutlarıyla her dönemde insan üzerinde derin etkiler bırakmıştır. Elinizdeki Bütün Yönleriyle Savaş isimli bu eser, savaşın yalnızca askerî bir eylem olmadığını; aynı zamanda dinî metinlerden uluslararası hukuk normlarına, klasik dönem uygulamalarından modern krizlere ve insani diplomasiye, edebî ve sanatsal yansımalarından sosyo-psikolojik sonuçlarına kadar geniş bir çerçevede incelenmesi gereken bir olgu olduğunu ortaya koymaktadır. Geçmişin tecrübeleriyle günümüzün krizlerini buluşturan bu eser; savaş olgusunu yalnızca tarihî bir gerçeklik olarak değil, aynı zamanda güncel bir sorun ve insani sorumluluk alanı olarak disiplinler arası bir perspektifle okuyucuya kapsamlı bir bakış sunmaktadır. Bu kitap, yalnızca akademisyenler için değil; savaşın insanlık tarihindeki yerini, toplumsal ve insani boyutlarını anlamak isteyen her okuyucu için zengin bir içerik sunmaktadır. Savaşın gölgesinde kalan insan hikâyelerini, ahlâkî sınırları, hukukî tartışmaları ve umut verici insani çabaları keşfetmek isteyen herkes için yol gösterici bir eser niteliğindedir. Sadece savaşın tarihini değil; aynı zamanda insanlığın imtihanını okuyacağınız bu eserin, barışa yeni bir kapı aralaması duasıyla…
455.00 ₺ -
Tarihte Müslüman Kadın Müslüman Kadının Tarihi 1
Hz. Peygamber’in ilk vahyi duyurması ile eş zamanlı başlayan Müslüman kadının tarihî yolculuğu, genel hatlarıyla benzer ancak detaylara inildikçe farklılıklar gösteren süreçlerden oluşmaktadır. Kadının dönüşümü, kadın algısı, kadının toplumsal konumu gibi açılardan Müslüman kadının tarihini ortaya koymayı hedefleyen bu kitapta tarihî süreçteki belli başlı zaman kesitleri temel alınarak bölümlendirmeye gidilmiştir. Müslüman kadını doğru tanımak, onun şekillenişine katkıda bulunan İslâm öncesi Arap toplumundaki kadını bilmekten geçer. Bu bağlamda kitapta yer alan “İslâm Öncesi Arap Toplumunda Kadın” başlıklı bölüm, Doç. Dr. Nihal Şahin Utku tarafından kaleme alındı. İlk vahiy ile başlayan ve Hz. Peygamber’in vefatı ile tamamlanan süreçte Müslüman kadının ortaya çıkışı ve toplumsal statüsünün ele alındığı “Hz. Peygamber Döneminde Müslüman Kadın” başlıklı bölüm Doktorant Emine Peköz tarafından kaleme alındı. Dr. Öznur Özdemir, Hz. Peygamber’den sonra Arap toplumunun, nebevî pratikleri yaşamlarının merkezine ne ölçüde aldıklarını ve kadının Hz. Peygamber dönemindeki mevcudiyeti ile benzer ve farklı yanlarını, “Hz. Peygamber Sonrası Arap Toplumunda Müslüman Kadın” başlıklı bölümde inceledi. “Müslüman Türk Devletlerinde Müslüman Kadın” başlıklı bölümün yazarı Doç. Dr. Meryem Gürbüz, Karahanlı, Gazneli ve Hârezmşahlar zamanında kadının konumu, siyasî hayatta oynadığı rol, sosyal, kültürel ve gündelik yaşamdaki yerini inceledi. Prof. Dr. Ayşe Dudu Kuşçu, “Selçuklularda Müslüman Kadın” başlıklı bölümde devlet idaresinde söz sahibi olan Altuncan Hatun, Terken Hatun, Raziye Devlet Hatun, Mahperi Hatun gibi spesifik örnekler üzerinden bu toplum yapısında kadının konumunu aydınlattı. Dr. Öğr. Üyesi Esra Atmaca’ya ait “Memlüklerde Müslüman Kadın” bölümünde, İslâm tarihindeki en büyük Müslüman Türk devletlerinden biri olan Memlük Devleti’nde kadının siyasî, sosyal, ilmî, dinî ve iktisadî hayattaki varlığına dair önemli notlar aktarılarak kadının özellikle toplumsal yaşamdaki rollerine ilişkin kıymetli bilgiler sunuldu. “Osmanlılarda Müslüman Kadın” bölümünün yazarı Doç. Dr. Halide Aslan, kuruluşundan yıkılışına Osmanlı ülkesinde farklı statülerden kadınların gündelik ve sosyal yaşamlarına dair bilgileri paylaştı. Dr. Öğr. Üyesi Safa Demir Sarı, “Modern Zamanlarda Müslüman Kadın” bölümünde, Doğu ile Batı arasında Müslüman kadına bakış üzerinden yaşanan polemiklere eğildi. İslâm ülkelerinde kadın hareketleri ve İslâmî feminizm üzerinde durdu, Müslüman kadınların modern zamanlarda yaptıkları sosyal faaliyetleri, pek çok Müslüman ülke üzerinden tanıttı.
97.50 ₺ -
Siyasette Müslüman Kadın Müslüman Kadının Tarihi 5
Toplumu yönetme alanı olan siyaset, yönetilen olmasının yanında yönetici sıfatıyla da kadının varlığının hissedildiği bir alandır. Kadın-siyaset ilişkisi, İslâm düşüncesi içerisinde her daim tartışılagelmiş bir konudur. İslam dünyasında kadınların siyasete ilgisi dönem şartları çerçevesinde şekillenmiş, siyaset sahasında inişli çıkışlı bir çizgi takip etmiştir. Onlar kimi zaman iktidarda, kimi zaman muhalefette, kimi zaman da yönetimin perde arkasında toplum ve devletin idaresinde söz sahibi olmuşlardır. Bu kitap, kadınların siyasî arenadaki farklı rollerinin ayrı başlıklar altında incelendiği bölümlerden oluşmaktadır. “Sünnî Siyaset Düşüncesinde Kadın” başlıklı bölümde Doç. Dr. Feyza Betül Köse, sünnî düşüncede, hilâfet/devlet başkanlığı, meclis üyeliği, kamu görevleri, seçme hakkı gibi konular çerçevesinde kadının siyasî hayata katılımına yönelik tartışmaları, tarafların argümanları üzerinden değerlendirdi. Dr. Öğr. Üyesi Feyza Doğruyol, “Şiî Siyaset Düşüncesinde Kadın” bölümünde Şîa’nın ilk dönemden itibaren siyasi olaylar olarak kabul ettikleri hadiselerde önemli kadın profiller üzerinden kadın imajı çizdikten sonra hem imamların döneminde kadının yeri hem de tarihsel süreçte Şiîliği benimsemiş bazı devletlerde karşımıza çıkan kadın hükümdarlar üzerinden konuyu işledi. Prof. Dr. Ayşe Dudu Kuşçu’nun kaleme aldığı, “İktidarda Müslüman Kadın”, farklı coğrafyalardaki İslâm devletlerinin kadın yöneticileri ve faaliyetlerini biyografik olarak inceledi. Doç. Dr. Feyza Betül Köse, “Siyasî Muhalif Olarak Müslüman Kadın” bölümünde Mekke yıllarında Müşriklere karşı siyasî muhalefet sergileyen kadınlardan başlayarak yirminci yüzyıl başlarına kadar geçen süre içerisinde kadın muhalefetinin izini sürdü. Doç. Dr. Habibe Kazancıoğlu, telif ettiği “Hilâfet Sarayında Müslüman Kadın” başlığı içerisinde başta halife anne ve eşleri olmak üzere saray kadınlarının yaşantıları; idarî ve siyasî hayat üzerindeki yer ve etkileri, evlilikleri, hayırseverlikleri, güzel ahlak ve faziletlerini ele aldı. Prof. Dr. Esra Yakut’un yazarı olduğu “Türk Siyasî Hayatında Müslüman Kadın” bölümünde 1923-2000 yılları arasında Türkiye Cumhuriyeti Devleti yöneticilerinin, kadının siyasi ve toplumsal hayat içindeki yerini yeniden konumlandırma çabaları, önemli kırılma noktalarına dikkat çekilerek ortaya koyulmaya çalışıldı. “XX. Yüzyıldan Bugüne İslam Ülkelerinde Kadın ve Siyaset” bölümünde Dr. Hilal Livaoğlu Mengüç, her biri nispeten farklı tarihsel ve toplumsal dinamiklere sahip olan Kuzey Afrika, Körfez, Hint alt kıtası bölgelerinde kadın hareketlerinin ve kadının politik temsilinin tarihi seyri ve son yüzyıldaki gelişmelerin Müslüman kadının kamusal alandaki varlığını nasıl şekillendirdiğini ortaya koydu. Dr. Öğr. Üyesi Esra Aslan Turan, “İslâm Dünyasında Kadın Hareketleri” başlıklı yazısında Mısır, İran, Pakistan ve Türkiye gibi toplumların çeşitli tecrübeleri üzerinden Müslüman kadın hareketinin gelişim seyri irdeledi.
97.50 ₺ -
Müslüman Kadının Tarihi Set (5 cilt )
İslâm’ın kadına bakışı ve bu bakışın tarihî süreçteki izdüşümleri, Doğu ve Batı literatüründe üzerinde en çok durulan konulardan biridir. Ancak ortaya çıkan ürünler; savunu, ret, saldırı, kimlik inşası veya öğüt ve nasihat çerçevelerinin dışına çıkamamıştır. Bu bağlamda değerlendirilemeyecek çalışmalar ise genellikle kadın olgusunun hukukî boyutu sınırında kalmıştır. Müslüman kadın imgesi, karşıt fikirlerin çarpıştığı bir zemin olarak kalmış ancak İslâm’ın ilk gününden bugüne “kadın”ın hakikatte ne olduğu üzerinde durulmamıştır. Müslüman Kadının Tarihi, kadın üzerinden yürütülen tüm tartışmaları, ideolojik kaygıları göz ardı ederek “tarihte olan”ı, “olduğu gibi” aktarmak amacıyla hazırlanmıştır. Meseleye bütünsel yaklaşarak ilk vahyin nüzulü noktasından bugüne Müslüman kadının kim olduğunu ortaya koymak, bu serinin ana hedefidir. Müslüman Kadının Tarihi, mevcut tartışmalarda pozisyon almak veya bir cevap üretmek değil; Müslüman kadının tarihîne ilişkin bütüncül ve nesnel bir perspektif sunmak iddiasındadır. Öteden beri kadınlar hakkında fikir beyan edenler, erkekler olmuştur. Farklı yapı ve algıdaki erkeklerin, kadına dair oluşturduğu söylem ve yazılı ürünler, yanılgılar ve belli ölçüde tarafgirlik barındırmaktan uzak kalamamıştır. Müslüman Kadının Tarihi, öncelikli olarak içeriden bir bakışla sahaya yaklaşabilmeleri sebebiyle, ülkemizin farklı üniversitelerinden otuz sekiz kadın bilim insanından oluşan bir yazar kadrosu tarafından kaleme alındı. Tartışmaların nesnesi olarak değerlendirilen kadın, tarihte, coğrafyada, düşüncede, ilimde ve siyasette özne olarak işlendi. Müslüman Kadının Tarihi; Tarihte Müslüman Kadın, Coğrafyada Müslüman Kadın, Düşüncede Kadın, Siyasette Müslüman Kadın ile İlimde Müslüman Kadın başlıklarını taşıyan beş kitaptan oluşmaktadır. Her kitap müstakil olarak hazırlanmış olup birbirinden ayrı temalara ancak kendi içerisinde konu bütünlüğü oluşturacak bir kompozisyona sahiptir. Bölümler, birbirleri ile münasebetleri ve kronolojik öncelik dikkate alınarak yerleştirilmiştir. Çalışmada açık, anlaşılır ve sade bir dil kullanılmasına özen gösterilmiş, genel okur kitlesine ulaşmak hedeflenmiştir. Bu düşünce ile bölüm ve kitapların hacimlerinin belirli sınırda kalmasına dikkat edilmiştir.
487.50 ₺ -
İlimde Müslüman Kadın Müslüman Kadının Tarihi 4
İnsanoğlu var olduğu günden beri bilginin peşinde olmuştur. Bilginin aynı zamanda bir güç olduğu hakikatine de erdiğinde, onu öğrenmek ve öğretmek için bilgiyi sistemli bir halde araştırmaya ve entelektüel boyutta ele almaya çalışmıştır. Bilginin bu yolculuğunda kadınlar etkin bir şekilde gayret sarf etmişlerdir. İslam dünyasında ise kadınlar, İslâm’ın ilk dönemlerinden itibaren bu faaliyetleri sürdürmüşler, toplumsal cinsiyet odaklı baskıları aşan Müslüman kadınlar, ilmî çalışmaların neredeyse tamamında rol almışlardır. İslâm ilim geleneği, Müslüman kadınların, Siyer, Tefsir, Hadis, Tasavvuf, Edebiyat gibi alanların yanında müspet bilimlerde de var olduğu süreçlerden geçmiştir. Müslüman kadınların ilim yolculuklarının ele alındığı bu kitapta, İslâm ilim geleneğindeki belli başlı ilim dalları esas alınarak bölümlendirmeye gidildi. Dr. Öğr. Üyesi Belkıs Özsoy Demiray, “İslâm İlim Geleneğinde Kadın” başlığı altında dinî veya müspet ilimlerde öne çıkmış âlime, öğretmen, talebe ve hayırsever kadınları ve ilmî faaliyetlerini değerlendirdi ve bu konuda dikkate değer örnekler sundu. Doç. Dr. Feyza Betül Köse’nin kaleme aldığı “Siyer ve Kadın” bölümünde, ilk dönemlerde siyerin kaynağı ve râvisi; sonraki dönemlerde talebesi ve müstensihi olarak karşımız çıkan kadınların siyer ilmindeki yeri incelendi. “Tefsir ve Kadın” başlığının yazarı Dr. Öğr. Üyesi Elif Yazıcı, bu ilimde kadınların en aktif oldukları sahâbe ve tâbîûn asrından başlayarak günümüze kadar devam eden süreçte kadınların tefsire yönelik açıklamalara ve verdikleri eserlere dair bir panorama sundu. Doç. Dr. Ayşe Esra Şahyar, “Hadis ve Kadın” bölümünde, sema, kıraat, icazet yoluyla rivayette bulunan, bu ilmin hocası ve talebesi olan kadınlar hakkında kıymetli bilgiler verdi. “Tasavvuf ve Kadın” bölümünde Doç. Dr. Betül Gürer, genelde tüm İslâm coğrafyasındaki özelde ise Anadolu’daki dînî ve ahlakî irfan, buraları imar eden kadın âriflerin ve kadın sûfîlerin izini sürdü. Doç. Dr. Ayşe Hilal Kalkandelen, “Türk İslâm Edebiyatı ve Kadın” adını taşıyan bölümde divan edebiyatında şair, halk edebiyatında ozan ve âşık, Yenileşme Dönemi’nde yine şair ve roman yazarı olarak karşımıza çıkan kadınlara ve edebi eserlerine yer verdi. Doç. Dr. Zehra Gençel Efe, “Tıp ve Kadın” başlığında, Hz. Peygamber döneminden başlayarak hekim, hemşire ve hasta bakıcı olarak tıp alanında hizmet eden kadınlara ve faaliyetlerine değindi. “Müspet İlimler ve Kadın” bölümünde ise Dr. Ülkü Koçak, Müslüman kadınların matematik, astronomi, kimya gibi müspet ilimler alanına sundukları katkıları ortaya koyarken, bu sahada kadın varlığının azımsandığı tespitinde bulunarak bu durumun sebepleri üzerinde durdu.
97.50 ₺ -
Coğrafyada Müslüman Kadın Müslüman Kadının Tarihi 2
Her coğrafya, farklı gerçeklikler taşımakta ve üzerinde yaşayan insana bu gerçeklikleri dayatmaktadır. Yeryüzü şekilleri, iklim, suya ulaşma imkânları gibi türlü etkenler, gündelik yaşamdan sosyal hayata, siyasî algılardan zihin yapısına kadar geniş bir yelpazede çok yönlü farklılıklara neden olmaktadır. Coğrafyada Müslüman Kadın kitabının amacı bu farklılıkları dikkate alarak Müslüman kadının tarihini yaşadığı coğrafyalar temelinde ortaya koymaktır. Bu düşüncelerle kitap, Müslümanların ağırlıklı oldukları coğrafi kesitleri esas almak suretiyle bölümlendirilmiştir. Dr. Öğr. Üyesi Yasemin Barlak tarafından kaleme alınan “Hicâz’da Müslüman Kadın” bölümünde “Müslüman kadın”ın ilk olarak ortaya çıktığı bu coğrafyada onun şekillenişi, Hz. Peygamber döneminden başlayarak kadının toplumsal konumu, toplumun kadına bakışı konuları incelendi. Dr. Öğr. Üyesi Tuba Yıldız’ın kaleminden “Orta Doğu’da Müslüman Kadın” başlıklı bölüm, Orta Doğu coğrafyasında Müslüman kadının sosyal, politik ve kültürel geçmişine ayna tuttu. Dr. Öğr. Üyesi Zehra Gözütok Tamdoğan’a ait “Kuzey Afrika’da Müslüman Kadın” başlıklı bölümde İslâm’ın bu topraklarda yayılmasından başlayarak yirminci yüzyılı içine alan süre içerisinde kadının toplumsal kimliği geniş bir perspektiften ele alındı. Dr. Fatma Merve Çınar Müslümanların İber Yarımadası’ndaki sekiz yüzyılı aşan varlıkları süresince, politik çalkantılar, yıkımlar, kaybedilen topraklar, bölgenin sık sık maruz kaldığı isyan ve işgallere rağmen, bünyesinde barındırdığı farklılıklarla gelişen ve çeşitlenen Endülüs medeniyetinde kadının konumunu “Endülüs’te Müslüman Kadın” başlığı altında irdeledi. Dr. Nagehan Vurgun, “Orta Asya’da Müslüman Kadın” bölümünde Cengiz Han dönemine kısa bir atıfta bulunmasının ardından bölgenin İslâmlaşmasından başlayarak yirminci yüzyıla kadar Orta Asya Müslüman kadınının devlet ve toplumsal hayat içerisindeki görünürlüğüne değindi. Dr. Öğr. Üyesi Nilüfer Ateş’in yazarı olduğu “Anadolu’da Müslüman Kadın” bölümünde Anadolu coğrafyasında Malazgirt Zaferi sonrasından Osmanlı Devleti’nin modernleşme dönemine kadar geçen tarihî süreçte Müslüman kadının toplumsal konumu çeşitli yönleriyle incelendi. İslâmlaşmaya Osmanlının bu topraklara uzanmasıyla başlayan Balkanlarda on beşinci yüzyıldan Dayton Barış Antlaşması sonrasına kadar kadının sosyal konumu Doç. Dr. Cemile Tekin tarafından “Balkanlarda Müslüman Kadın” başlığı altında ele alındı. Dr. Öğr. Üyesi Gülşen Yağır Ahmetoğlu, “Güney Asya’da Müslüman Kadın” başlığı altında bu geniş coğrafyadaki Müslüman kadınların toplumdaki rolleri ve statüleri, cinsiyet eşitsizlikleri, kültürel, ekonomik ve sosyal alanlarda karşılaştıkları sorunlar ve bu sorunlarla nasıl mücadele ettiklerini değerlendi.
97.50 ₺ -
Hatibin Hitâbeti
Bu eserde, bir hitap olan Yüce Kur’an ve en güzel hatip Hz. Pey-gamber’in sünneti ekseninde tebliğ ve irşâd görevinin metotları, incelikleri ve hatibin sorumlulukları farklı başlıklarla ele alınmıştır. İnsanlara Hz. Peygamber’in davet metodu ile ulaşmak istenildiğinde, sözün tesirinin eylemin gönül teknesinde yoğrulmasıyla mümkün olacağını… Sözün en güzelini söylemenin yöntem ve tekniklerinin nebevî metot ve etkili iletişim dili ile gerçekleşebileceğini… Din gönüllüsünde olması gereken vaaz ve nasihat yöntemlerini, ibadetler ve dini merasim uygulama inceliklerini, hutbe hazırlama ve sunma sorumluluğunu, kulluğunu itirafta dua ve niyazın değerini… Asırlık tecrübesi ve tüm birimleriyle Diyanet İşleri Başkanlığı, mahiyetinde din hizmeti yürütülen Türkiye’deki tüm kurum ve kuruluşları, ülkemizin sosyal bir tezahürü olan ve din hizmetleri bağlamında ele alınan dini grupları; makul, mutedil ve kapsayıcı bir bakış açısı ile değerlendirme imkânını… Türkiye’deki İlahiyat ve İslami İlimler Fakültelerinde başlatılması teklifini içeren ideal bir “Hitabet ve Mesleki Uygulama” dersi modelini, uygulama tecrübesini, elde edilen çıktıları ve geliştirilmesi teklif edilen uzun soluklu bir çabayı inceleme imkânına sahip olacaksınız.
169.00 ₺ -
Çocuklar İçin İhyai Ulumiddin
İmam Gazali’nin İhyau Ulumi’d-Din kitabı 4 büyük ciltten oluşan bir ilimler hazinesidir. Tamamı dört bin sayfa civarındadır. Bu büyük ilim hazinesinden çocukların da istifade etmesi için büyük bir çalışma içerisine girdik. İlk önce çocukların anlayabileceği bölümleri seçtik. Ve yine onların anlayacağı bir dille kaleme aldık. Her bir bölümün sonuna da pekiştirici bilgiler ekledik. Renkli ve resimli yaparak onların dikkatlerini canlı tutmaya çalıştık. Geriye kıymetli çocuklarımızın istifadesi kaldı...
162.00 ₺ -
Yolculuk Adabı
İmam-ı Gazâlî’nin en büyük eseri olan İhyâu Ulûmi’d-Din, Müslümanlar için her dönem ilk akla gelen başvuru kaynağı olmuş ve bu esere büyük güven duyulmuştur. Yüzyıllar boyunca Müslümanların ellerinden düşmeyen ve kitaplıklarında baş köşede duran bu rehber nitelikli büyük eseri şimdi yepyeni bir formatla sizlere sunuyoruz. Eserin içinde yer alan konuların her biri, orijinal anlatımı asla bozulmadan, akıcı ve duru bir dil kullanılarak çevirisi yapıldı ve başlı başına birer kitap haline getirildi. İhyâu Ulûmi’d-Din, dört ana bölümden ve her bölüm de onar konudan oluşmaktadır. Üçüncü bölümü olan Adetler’in ilk konusu “yolculuk adabı” hakkındadır. İmam-ı Gazâlî şöyle der: “Bil ki! Yolculuk, bir çeşit hareket ve insan içine karışma halidir... Hem faydaları hem de zararları bulunur. Yolculuğa sevk eden etkenlerin içerisine ya bir kaçış hali ya da bir şeyi elde etme arzusu muhakkak vardır... Kişi, bu yolculuğu sırasında ihmal etmemesi gereken ve onu şeytana uyanlardan ayıracak şartları bilmelidir. Uyması halinde ahirette ona faydalı olacak kazançlar elde etmesini sağlayacak şartları öğrenmelidir. Biz de Allah’ın izniyle bu şartları ve davranışları iki kısım halinde zikredeceğiz.”
66.00 ₺ -
Evlilik Adabı
İmam-ı Gazâlî’nin en büyük eseri olan İhyâu Ulûmi’d-Din, Müslümanlar için her dönem ilk akla gelen başvuru kaynağı olmuş ve bu esere büyük güven duyulmuştur. Yüzyıllar boyunca Müslümanların ellerinden düşmeyen ve kitaplıklarında baş köşede duran bu rehber nitelikli büyük eseri şimdi yepyeni bir formatla sizlere sunuyoruz. Eserin içinde yer alan konuların her biri, orijinal anlatımı asla bozulmadan, akıcı ve duru bir dil kullanılarak çevirisi yapıldı ve başlı başına birer kitap haline getirildi. İhyâu Ulûmi’d-Din, dört ana bölümden ve her bölüm de onar konudan oluşmaktadır. Üçüncü bölümü olan Adetler’in ikinci konusu evlilikle alakalıdır. İmam-ı Gazâlî şöyle der: “Evlilik, dine yardım edici, şeytanları zelil düşürücü ve Allah düşmanının önüne gerilmiş, geçilmez ve aşılmaz bir kaledir. Yine evlilik, peygamberlerin efendisi Hz. Muhammed’in (sav) diğer peygamberlere karşı övüneceği ümmetin çoğalmasına biricik sebep ve vesiledir. Bu bakımdan evlilik, sebepleri araştırmaya, sünnet ve edepleri korumaya, maksat ve ihtiyaçları açıklamak üzere bölüm ve konuları tertip etmeye en fazla yakışan bir konudur.” Bu kitap, evlenme edeplerinde
114.00 ₺ -
Ticaret ve Kazanç Adabı
“Dürüst tüccar, kıyamet günü sıddıklar ve şehitlerle beraber haşredilir.” (Hadis-i Şerif) İmam-ı Gazâlî’nin en büyük eseri olan İhyâu Ulûmi’d-Din, Müslümanlar için her dönem ilk akla gelen başvuru kaynağı olmuş ve bu esere büyük güven duyulmuştur. Yüzyıllar boyunca Müslümanların ellerinden düşmeyen ve kitaplıklarında baş köşede duran bu rehber nitelikli büyük eseri şimdi yepyeni bir formatla sizlere sunuyoruz. Eserin içinde yer alan konuların her biri, orijinal anlatımı asla bozulmadan, akıcı ve duru bir dil kullanılarak çevirisi yapıldı ve başlı başına birer kitap haline getirildi. İhyâu Ulûmi’d-Din, dört ana bölümden ve her bölüm de onar konudan oluşmaktadır. Üçüncü bölümü olan Adetler’in üçüncü konusu “ticaret ve kazanç adabı” hakkındadır. İmam-ı Gazâlî şöyle der: “Allah, ahireti mükafat ve ceza, dünyayı ise kazanç sağlamak maksadıyla koşuşturulan bir yer haline getirmiştir. Kişinin dünya içerisindeki koşuşturmacası sadece ahiret için değil, aynı zamanda geçim ihtiyaçlarını sağlamak maksadıyla da olmalıdır. Aksine, dünyevi ihtiyaçlarını karşılamak kişiye ahiret günü bir bakıma yardımcı olur. Çünkü dünya, ahiretin tarlasıdır... İşte biz de bu bölümde ticaret ve meslek adabını, dinimizce belirlenmiş olan kazanç sağlama yollarını ele alacağız ve beş bölümde bunları açıklayacağız.”
84.00 ₺ -
Ümit ve Korku
“Kulun kalbinde bu iki duygu (ümit ve korku) birleştiğinde, Allah ona ümit ettiğini verir ve onu korktuğu şeyden korur.” (Hadis-i Şerif) İmam-ı Gazâlî’nin en büyük eseri olan İhyâu Ulûmi’d-Din, Müslümanlar için her dönem ilk akla gelen başvuru kaynağı olmuş ve bu esere büyük güven duyulmuştur. Yüzyıllar boyunca Müslümanların ellerinden düşmeyen ve kitaplıklarında baş köşede duran bu rehber nitelikli büyük eseri şimdi yepyeni bir formatla sizlere sunuyoruz. Eserin içinde yer alan konuların her biri, orijinal anlatımı asla bozulmadan, akıcı ve duru bir dil kullanılarak çevirisi yapıldı ve başlı başına birer kitap haline getirildi. İhyâu Ulûmi’d-Din, dört ana bölümden ve her bölüm de onar konudan oluşmaktadır. Dördüncü bölümü olan Münciyat’ın üçüncü konusu “ümit ve korku” hakkındadır. İmam-ı Gazâlî şöyle der: “Ümit ve korku, Allah’a yakınlık elde etmiş kulların kendisiyle övülen makamlara uçtuğu iki kanattır. Kendisiyle ahiret yolundaki bütün zorlu tepelerin aşıldığı iki vasıtadır. Ümitten yoksun insan, Rahman’ın yakınlığına ve uzak, yükü ağır, etrafı kalplerin hoşlanmayacağı ve azalara meşakkat verecek şeylerle çevrili olan cennetlerin nimetlerine ulaşamaz. İnsanı, etrafı türlü şehvetlerle ve ilgi çeken lezzetlerle çevrili cehennem ateşinden, acıklı azaptan korkutma kamçısı ve şiddetli kınamalardan başkası uzaklaştıramaz. O halde ümit ve korkunun hakikatini, faziletini ve birbirine zıt ve çekişmeli olmalarıyla birlikte aralarını birleştirme yolunu açıklamak gerekir. Biz ümit ve korkuyu bir konuda, iki başlık altında...
108.00 ₺ -
Sabır ve Şükür
Sevgili arkadaşım! İmam-ı Gazâlî’nin en büyük eseri olan İhyâu Ulûmi’d-Din, Müslümanlar için her dönem ilk akla gelen başvuru kaynağı olmuş ve bu esere büyük güven duyulmuştur. Yüzyıllar boyunca Müslümanların ellerinden düşmeyen ve kitaplıklarında baş köşede duran bu rehber nitelikli büyük eseri şimdi yepyeni bir formatla sizlere sunuyoruz. Eserin içinde yer alan konuların her biri, orijinal anlatımı asla bozulmadan, akıcı ve duru bir dil kullanılarak çevirisi yapıldı ve başlı başına birer kitap haline getirildi. İhyâu Ulûmi’d-Din, dört ana bölümden ve her bölüm de onar konudan oluşmaktadır. Dördüncü bölümü olan Kurtarıcı Şeyler’in ikinci konusu “sabır ve şükür” hakkındadır. İmam-ı Gazâlî şöyle der: “İmanın iki parçası vardır. Bir parçası sabır, diğer parçası da şükürdür. Nitekim bu hususla ilgili rivayetler gelmiş, haberler buna şahit olmuştur. Sabır ile şükür, Allah’ın sıfatlarından iki ve en güzel isimlerinden iki tanesidir. Nitekim Allah (cc) kendi zatına Sabûr ve Şekûr ismini vermiştir... Sabır ve şükrü bilmekten uzak kalmak demek, kimin imanlı olduğunu bilmekten ve imanın ne olduğunu idrak etmekten uzak kalmak demektir. Bu itibarla sabır ve şükrü izah etmeye ne kadar da ihtiyaç vardır! Allah’ın izniyle biz, sabır ve şükrü birbirlerine olan bağları sebebiyle tek kitapta izah edeceğiz.”
174.00 ₺ -
Sünnet Savunması
İmam-ı Gazâlî’nin en büyük eseri olan İhyâu Ulûmi’d-Din, Müslümanlar için her dönem ilk akla gelen başvuru kaynağı olmuş ve bu esere büyük güven duyulmuştur. Yüzyıllar boyunca Müslümanların ellerinden düşmeyen ve kitaplıklarında baş köşede duran bu rehber nitelikli büyük eseri şimdi yepyeni bir formatla sizlere sunuyoruz. Eserin içinde yer alan konuların her biri, orijinal anlatımı asla bozulmadan, akıcı ve duru bir dil kullanılarak çevirisi yapıldı ve başlı başına birer kitap haline getirildi. İhyâu Ulûmi’d-Din, dört ana bölümden ve her bölüm de onar konudan oluşmaktadır. Dördüncü bölümü olan Kurtarıcı Şeyler’in yedinci konusu “niyet, ihlas ve sıdk” hakkındadır. İmam-ı Gazâlî şöyle der: “Allah’a (cc) itaati murat eden her kul için ilk görev, marifeti elde etmek için niyeti öğrenmektir. Sıdk ve ihlasın hakikatini anladıktan sonra onu tashih eden de ameldir. Sıdk ve ihlas, kişiyi kurtuluşa ulaştıran vesilelerdir. Biz bu kitapta niyet, sıdk ve ihlasın manalarını şu üç bölümde zikredeceğiz: • Niyetin ve manasının hakikati • İhlas ve hakikatleri • Sıdk ve hakikati.”
96.00 ₺ -
Murakabe ve Muhasebe
İmam-ı Gazâlî’nin en büyük eseri olan İhyâu Ulûmi’d-Din, Müslümanlar için her dönem ilk akla gelen başvuru kaynağı olmuş ve bu esere büyük güven duyulmuştur. Yüzyıllar boyunca Müslümanların ellerinden düşmeyen ve kitaplıklarında baş köşede duran bu rehber nitelikli büyük eseri şimdi yepyeni bir formatla sizlere sunuyoruz. Eserin içinde yer alan konuların her biri, orijinal anlatımı asla bozulmadan, akıcı ve duru bir dil kullanılarak çevirisi yapıldı ve başlı başına birer kitap haline getirildi. İhyâu Ulûmi’d-Din, dört ana bölümden ve her bölüm de onar konudan oluşmaktadır. Dördüncü bölümü olan Kurtarıcı Şeyler’in sekizinci konusu “murakabe ve nefs muhasebesi” hakkındadır. İmam-ı Gazâlî şöyle der: “Basiret sahipleri, evvela nefislerini müşarata (şart koşmak), sonra murakabe (gözetme/otokontrol), sonra muhasebe (nefsi hesaba çekme), sonra muakabe (cezalandırma), sonra mücahede (gayret) ve sonra muatebe kınama) ile terbiye etmişlerdir. Dolayısıyla onlar için murabatayla ilgili olarak altı makam ortaya çıkmaktadır. Elbette o makamları izah etmek, hakikat ve faziletlerini, oradaki amellerin tafsilini beyan etmek, o Muhasebenin esasını belirtmek gerekir. Fakat her hesap bir şart ve murakabeden sonradır. Eğer ortada bir zarar ve ziyan varsa, bunun hemen akabinde muatebe ve muakabe (azar ve ceza) gelir. İşte biz burada tüm bu makamları detaylı bir şekilde açıklayacağız.”
90.00 ₺ -
Ruhumun İlacı Kelimei Şahadet
Bu kitap, duygusal öğrenme çağındaki çocukların gelişim düzeyleri göz önünde bulundurularak ve çocukların temel dinî bilgileri kolayca ve severek öğrenmelerine yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır. Çocuklara bu dönemde öğretebileceğimiz temel dinî bilgiler, onların günlük yaşamda yaşadıkları olaylar ve hikâyeler ile desteklenmiştir. “Ruhumun İlacı” serisinin ilk kitabında, Allah’a ve Peygamberimize iman konusuna değinilmiştir. Kelime-i şehâdetin anlamı ve hikmetlerinin anlatıldığı “Ruhumun İlacı Kelime-i Şehâdet”, çocuklarınızın elinden bırakmak istemeyeceği başucu kitabı olacaktır.
91.00 ₺ -
Ehl-i Sünnet
Günümüzde Müslümanların yaklaşık yüzde seksen üçünü oluşturan "Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat" İslâm dünyasının ana gövdesini teşkil etmektedir. Bu sebeple hakkında geniş bir külliyat söz konusu olan bu mezhebin doğru tanınması büyük önem arz etmektedir. Ülkemizde yaşayan Müslümanların kahır ekseriyetinin de mezhebi olan bu mezhebin önemli gördüğümüz hususiyetlerini anlattığımız bu çalışmamızda okuyucu aşağıdaki soruların cevaplarını bulacaktır: • Ehl-i sünnet düşüncesine kaynaklık eden Ehl-i hadis ve Ehl-i re'y'in temel karakteristikleri nelerdir? • Ehl-i sünnet'in oluşumundaki siyâsî süreç nasıl ilerlemiştir? • İmam-ı A'zam Ebû Hanîfe'nin Ehl-i sünnet kelâmının oluşumundaki rolü nedir? • Ehl-i sünnet kelâm ekollerinin kurucuları Eş‘arî ve Mâtürîdî'nin Ehl-i sünnet'e katkıları nelerdir? • Eş‘arî ve Mâtürîdîlere göre Ehl-i sünnet kavramı kimleri ifade eder? • Ehl-i sünnet kelâm mezheplerinin ahlâk anlayışı nasıldır? • Ehl-i sünnet kimliğin siyaset alanına yansıması nasıl olmuştur? • Bir bilgi kaynağı olarak hadis Ehl-i sünnet âlimlerine ne ifade eder? • Ehl-i sünnet fıkıh kitaplarında Ehl-i sünnet kavramı kimleri işaret eder? • Kelâm-Felsefe ilişkisine Ehl-i sünnet'in bakış açısı nasıldır? • Çağdaş Selefîler Mâtürîdîlik üzerinden Ehl-i sünnet kelâmcılarına hangi eleştirileri yöneltmektedir?
208.00 ₺ -
Farklı Yönleriyle İslam'da Aile
Muhabbet, tek damlası bir denizi mayalayabilecek bir cevher, kabuk bağlamış yaraları iyileştirebilecek bir merhem, dağınık kalpleri kaynaştırmaya muktedir bir kalem gibidir. Ailede muhabbet, su gibi davranışlara sirayet edip onları güzelleştirebilecek yegâne iksirdir. Her bedene uyan muhabbet evliliğin zemini, adalet ve sadakat onu ayakta tutan direkler, istikamet savrulmaları engelleyen bir dümen, kanaat ve sabır onu saldırılara karşı koruyan kalkan gibidir. Rengini Kur'an ve Sünnetten alan aile çocuklarımızı ve gençlerimizi her türlü tehlikeye karşı koruyabilecek yegâne kaledir.
130.00 ₺ -
Günümüzde Gençlik Problemler ve Çözüm Önerileri
İnsan hayatının çocukluk, gençlik, yetişkinlik, yaşlılık gibi evreleri olduğu bilinmektedir. Bunların arasında gençlik dönemi önemli bir yer tutar. Gençlik dönemi hızlı geçen, nasıl geçtiği belli olmayan, bazıları için pişmanlıklarla dolu olan bir evredir. Gençlik, çocukluk ile yetişkinlik arasında yer alan bir dönemdir. Bu dönem genel olarak 12 – 24 yaşları arasında biyolojik, psikolojik, bilişsel ve sosyolojik bir gelişim, bir olgunlaşma sürecidir. Gençlik döneminde çevre, büyük bir önem kazanmaktadır. Zira bu dönemde genç birey, artık anne-babanın özdeşiminden çıkıp, arkadaş, öğretmen, film karakterleri, roman kahramanları gibi özdeşim nesneleri bulmaya başlar. Bu dönemde gençlerle iyi bir iletişim kurmak, onları anlamaya çalışmak, yeterince sevgi ve değer vermek gerekir. Aksi halde gençlerde öfke, başkaldırı, içe dönüklük, evden uzaklaşma, güvensizlik vb. sorunlar oluşabilir. Öte yandan 1990’lardan sonra olumlu veya olumsuz bilgiye ulaşmak çok kolaylaşmıştır. İnternet ya da sosyal çevreden edinilen yanlış bilgiler gençlerin gelişimini olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Gençlere bilgi edinme yolları konusunda destekleyici olmak ve onlarla güvene dayalı bir iletişim kurmak önemlidir. Günümüzde gençlerin sıklıkla sosyal medyayı ön planda tuttukları, moda ve lükse düşkün ve her şeyin en iyisine sahip olma arzusunda oldukları, yeterince tutumlu olmadıkları, manevi değerlerden büyük ölçüde uzaklaştıkları, suç işlemeye ve şiddete meyilli oldukları, özellikle ders çalışmak ve ödev yapmaktan kaçındıkları, sorumluluk almak istemedikleri ve yüksek sesle konuştukları görülmektedir. Şüphesiz gençlik ve problemleri üzerine çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Çünkü gençlik, gelecektir. Geleceği inşa etmek ancak gençliği ihya etmek ve onları iyi yetiştirmekle mümkün olacaktır. Bu çalışmanın gençlik ve problemlerine farklı alanlardan uzmanların bakış açısıyla hazırlanmış olması ise çalışmanın değerini ön plana çıkartmaktadır.
117.00 ₺ -
İslâm Düşüncesi Kılavuzu
Elinizdeki eser, ülkemizin geleceğinde söz sahibi olacak gençlerin kimlikleri ve sorumlulukları üzerinde düşünmelerini, bir muhasebe ve değerlendirme yapmalarını sağlamak, ilmi ve manevi gelişimlerine rehberlik etmek maksadıyla hazırlanmıştır. Kitap, başta ilahiyat alanında çalışanlar olmak üzere İslâm düşüncesine ilgi duyan, okumaya, öğrenmeye, düşünmeye, üretmeye, yaşamaya ve yaşatmaya talip herkese hitap edecek bir yaklaşımla hazırlanmış, konuların tespitinde ve yazılmasında bu hususa özen gösterilmiştir. Eserde yer alan yazıların her birinde İslâm düşüncesinin farklı boyutları ele alınmış ve konuya ilişkin bütüncül bir bakış ortaya konulmaya çalışılmıştır.
195.00 ₺ -
Din Hizmetlerinde İletişim ve Tebliğ
Elinizdeki bu eser, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, İslami İlimler alanında ve disiplinler arası bir nitelikte aynı adla yeni açılan Tezli ve Tezsiz Yüksek Lisans Programı öğrencileri için bir referans kitap olarak hazırlanmıştır. Disiplinler arası yaklaşımla dört farklı boyutta ele aldığımız bu çalışmanın tebliğ, davet ve irşat alanında nicelik ve nitelik olarak henüz yeteri kadar bilimsel çalışmanın yapılamadığı ülkemizde başkaca çalışmalara öncü olmasını ümit ediyoruz. Bu çalışmanın ayrıca İlahiyat ve İslami İlimler lisans ve lisans üstü öğrencileri ile diyanet camiasında ve milli eğitim teşkilatında görev yapan hocalar; tebliğ ve davet konusuyla ilgilenen gençler için bir müracaat kitabı olabileceğini düşünüyoruz.
227.50 ₺ -
Farklı Bilim Dallarından Kurana Bakış
İnsanları düşünmeye, araştırmaya, gözlem ve deney yapmaya yönlendiren Kur’an, bünyesinde hazır çözümleri barındıran bir bilgi küpü değil, kendisinden çözüm üretilen bir bilgi kaynağıdır. Bu itibarla nazil olduğu günden itibaren çeşitli ilim dalları açısından sürekli araştırılmakta ve her bir ayetinin dikkat çektiği konular üzerinde kafa yorulmaktadır. Örneğin bir fakih, Kur’an’ın ahkâm ayetlerini tefsir ederken; kelâm alanında uzmanlaşmış bir ilim adamı ise Kur’an’ın itikadî ayetlerine ağırlık vermektedir. Benzer şekilde bir sûfî, filozof, filolog, tarihçi, fen veya sosyal bilimlerin herhangi bir branşı ile ilgilenen ilim adamı da aynı yolu izleyerek kendi zaviyesinden Kur’an’ı yorumlamaya çalışmaktadır. Elinizdeki bu eser, tefsir, hadis, fıkıh, İslâm tarihi, kelâm, tasavvuf, İslâm felsefesi, ahlâk, din eğitimi, din psikolojisi, din sosyolojisi ve evrenbilim (kozmoloji) gibi on iki bilim dalında Kur’an’ın bu bilimler açısından değerini ve o bilimlere sunduğu katkıyı gündem yapmaktadır.
195.00 ₺ -
Delilleriyle İslâm İlmihâli
İslâm dini Allâh tarafından ilk peygamber Hz. Âdem’den (a.s.) başlayarak son peygamber Hz. Muhammed’e (s.a.v.) kadar insanları Allâh Teâlâ’nın yarattığı fıtrat üzerine ve O’na kulluktan ayrılmadan yaşayabilmeleri için vahiy yoluyla gönderdiği kutsal dindir. Bu din son haliyle Hz. Peygamber vasıtasıyla insanların hidayeti için gönderilmiş, iman, ibâdet, günlük hayat ve ahlaki boyutlarıyla yaşanmıştır. Hz. Peygamber’den emaneti devralan sahabe tevatür yoluyla tebei tabiin nesline taşımış, tebei tabiin neslinde mezhep kuran müçtehit imamlar yetişmiştir. Bunlar içinde ehli sünnet mezhepleri olan Hanefî, Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelî mezhebi imamları Hz. Ömer, Hz. Ali, Hz. Aişe, İbn Mes’ud ve İbn Abbas gibi ilimce sahabenin ileri gelenlerinden sahih yolla fıkhî hükümleri öğrenmişler, bunları öğrencilerine yazdırarak sonraki nesillere nakletmişlerdir. Sonraki dönemlerde halkın dinî hükümleri kolay öğrenmesi için sade ve muhtasar ilmihâl (ilm-i hâl) türü eserler telif edilmiştir. İlmihâl Müslümanın bulunduğu hâle ait olan şer’î hükmü bilmesidir. Buna göre mükellef kadın-erkek, genç-yaşlı, evli-bekâr, zengin-fakir, sağlıklı-hasta, mukim-yolcu, satıcı-müşteri vb. hâllerden her hangi birinde bulunduğunda o duruma ait hükmü bilmesi ilmihali ifade eder. İlmihâller genellikle sahih kaynaklar olarak ibâdetlere dair güvenilir hükümler içermenin yanında itikad, ahlak ve günlük yaşayışa ait bilgiler de ihtiva eder. Günümüzde bu tür telifler yaygın olarak devam etmektedir. Bu eser de bu yola eklenmiş küçük bir parça olma arzusunun ürünüdür. Elinizdeki çalışma Hanefi ağırlıklı olmak üzere dört mezhebi esas alan bir ilmihal olarak hazırlanmıştır. Günümüz bilgi ihtiyacı dikkate alınarak görüşler delillerle ve hikmet nevinden izahlarla da desteklenmiştir.
182.00 ₺ -
Mehmed Fevzi Efendi’nin Üç Risalesi
Sultan 1. Abdülmecid döneminde Edirne Müftülüğü yapan Mehmed Fevzi Efendi’nin üç risalesinin bir araya getirilmesiyle oluşan eserde, ilk risale Hakikatü’l- Hürriye adını taşımaktadır. Osmanlı Devleti’nin modernleşme sürecinde artan hürriyet ve özgürlük taleplerinin dini sonuçlarının ele alındığı risalede bu dönemdeki insanlar ve onların tavırları altı kategoride ele alınmakta ve halkın içine düştüğü ahlaki yozlaşmaya dikkat çekilmektedir.
130.00 ₺ -
Hz. İbrahim ve Tevhid Mücadelesi
Hz. İbrâhim’in gerek putperest olan babasını tevhide çağırması, gerekse kavmiyle bu konuda yapmış olduğu mücadele metot olarak bizler için çok güzel örneklik oluşturduğu gibi, gerek babası için yapmış olduğu istiğfar, gerekse çocukları ve zürriyeti için yapmış olduğu dualar, gerekse de oğlu İsmail ile Ka-be’ye inşa ettiklerine Allah’a yapmış olduğu yapılan bu hizmeti kabul duası kıyamete kadar bütün mümin-ler için en güzel davranışlar olarak hatırlanacak ve ışık olmaya devam edecektir.Hz. İbrâhim birçok bakımdan incelenmesi gereken peygamberlerden birisidir. Seçkin akademisyenle-rin yapmış olduğu elinizdeki bu mütevazı çalışma da bu alana yapılmış çok önemli bir katkı olarak kabul edilmelidir.
130.00 ₺ -
Haberi Vahid Özelinde İslam Hukukçularının Hadis Tartışmaları
Hadis, İslam tarihi boyunca ulemanın en temel gündem maddelerinden birisi olmuş, bünyesindeki birtakım problemler nedeniyle de oldukça fazla tartışılmıştır. Hadise dair tartışmalar bugün de devam etmektedir. Lakin dün ve bugünün tartışma biçimleri arasında önemli bir farklılık söz konusudur. Zira klasik dönemde hadis tartışmaları kendi içinde tutarlı, belli bir sistematik zemin üzerinden yürütülmüşken bugün bu tartışmalar maalesef metodolojik bir zeminden yoksun bir şekilde sürdürülmektedir. Bu çalışma, haber-i vâhid özelinde fukahanın hadis tartışmaları ve bu tartışmalardan doğan hukukî neticeleri konu edinmektedir. Lakin bilinmelidir ki, haber-i vâhidle ilgili tartışmalar ve bunların fıkhî yansımaları oldukça fazladır. Bunların tümünü incelemeye kalkmak bir kitabın hacmini aşacaktır. Bu nedenle eserde haber-i vâhidle ilgili tüm tartışmalar değil, fürû-i fıkha önemli ölçüde yansıması olan tartışmalar ele alınmıştır. Dolayısıyla kapsam itibariyle kitabın konusu, haber-i vâhidin kabulüyle ilgili temel tartışmalar ve bu tartışmaların fürû-i fıkıhtaki yansımaları olmaktadır. Bu konunun seçilmesindeki temel amaç, haber-i vâhid özelinde mazideki hadis tartışmalarının mahiyetini ve neticesini ortaya koymaktır. Bu amaç, aynı zamanda İslâm ilim tarihinin bu üst düzey entelektüel tartışmasının günümüz hadis tartışmalarına ışık tutacak olması gibi bir düşünceyi de içinde barındırmaktadır.
162.50 ₺ -
Sünnetin İslâm’daki Yeri
Muasır Muhammed Gazâlî’nin deyişiyle “Hz. Muhammed’in (s.a.s.) sosyal, sivil ve askerî sahalarda, bütün bunlardan önce itikat ve ibadet esaslarını uygulamadaki sünneti, ebedî risaletin ayrılmayan bir parçasıdır. Çünkü nasıl su bilinen iki elementten oluşuyorsa İslâm da Kitap ve Sünnet’ten oluşmaktadır.” Yine Yûsuf Karadâvî’nin ifadesiyle “Sünnet, Kur’an’ın yaşanmış bir tefsiri, İslam’ın ise pratik ve örnek bir tatbikidir. Öyle ki Nebi (s.a.s.) tefsir olunmuş bir Kur’an ve yaşayan İslâm idi.” Elinizdeki kitap, sünnet/hadis olmadan İslâm’ın olamayacağını İmam Suyûtî’nin kaleminden ortaya koymaktadır
130.00 ₺